290 Masum İnsan

Dost Musunuz, Düşman Mı, Kendinizi Tanıtın! Yolcu Uçağıyız

Haber Numarası: 1120459 Bölüm: İran
665

Kruvazör Komutanı Andrew Anderson uçağa bir mesaj gönderiyor: “Dost musunuz, düşman mı, kendinizi tanıtın! Cevap geliyor: Yolcu uçağıyız.”

Tesnim Haber Ajansı - Yolcu uçağı ile savaş gemisi arasındaki mesafe yaklaşık 38 kilometre ama Kaptan Rogers bir çatışma ihtimaline karşı temas kurma emri veriyor ve sonrasında o füzeler uçağa fırlatılıyor.

İlk füze uçağın sol kanadını ayırıyor ve diğer füze de doğrudan uçağın arka kanadına fırlatılıyor ve isabet etmesiyle birlikte onu yerinden koparıyor. Uçak doğrudan denize dalıyor ve sadece füzelerin fırlatılmasından 84 saniye sonra denizin dibine çakılıp yok oluyor.

Birkaç saniye sonra Kaptan Rogers’e düşürülen uçağın parçalarının bir savaş uçağından daha büyük olduğu haberi veriliyor: “Bu bir yolcu uçağı!”

Bu kadar açık bir şekilde bir hava trajedisi gerçekleşiyor ve Benderabbas’tan Dubai’ye gitmekte olan 655 sayılı R655 İran Air yolcu uçağı 3 Temmuz 1988’de Amerika Deniz Kuvvetlerine bağlı ve sadece 5 gün önce San Diego’dan Basra Körfezine giren USS Vincennes deniz filosu tarafından Kruz füzeleri fırlatılarak Körfez sularına düşürülüyor.

İran İslam Cumhuriyeti Havayollarına ait yolcu uçağına gerçekleştirilen bu olayda, 156’sı erkek, 53’ü kadın, 2 ila 12 yaşları arasında 57’si çocuk ve 52’si Yuguslav, Pakistan, Hint ve Arap uyruklu 42 kişi ve uçağın 16 mürettebatından oluşan 290 kişi hayatını kaybetti.

Bu olaydan hemen sonra Amerikalı yetkililer savaş gemisinin varsayımlarını ve tahminlerini tekrarladılar; bu tahminler uçağın düşürülmesinden birkaç saniye sonra reddedilmişti.

Amerikalı yetkililer İran İslam Cumhuriyetinin F-14 uçağını hedef aldıklarını söylemişlerdi ama uçağın tipi belirlendikten sonra, Amerikalı yetkililer dillerini değiştirerek ve medya provokasyonuyla bu konuda hataya düştüklerini iddia ettiler, tabi bu iddiaları da elde edilen belge ve kanıtlarla reddedildi.

Amerika’nın İran Air 655 uçağını düşürmesinin amacı, İran İslam Cumhuriyetini ateşkese ve savaşı sonlandırmaya zorlamak ve baskı yapmaktı. Amerika’nın o zamanki Başkanı Ronald Reagan daha sonraları, Amerika tarafından İran yolcu uçağının düşürülmesinin barışın sağlanması gerekliliğini azami şekilde iki kat hızlandırdığını itiraf etti.

İran bu açık hava suikastının incelenmesi için Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’ne şikâyette bulundu. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) olağanüstü bir oturum gerçekleştirilerek, 14 Temmuz 1988’de İran Air yolcu uçağının düşürülmesinin sebeplerini araştırma ekibi kurulması kararını verdi. Amerika’nın itirazlarına rağmen ICAO özel araştırma ekibinin raporları İran uçağının hedef alınması kararının son dakikalarında 3 gemi; Saydz, Forrestal ve Vincennes arasında tartışma yaşandığını ve bu 3 geminin İran sularını 4 kilometre kadar ihlal ettiğini ortaya koydu.

Saydz gemisinde bazıları uçağın yolcu uçağı, bazıları da savaş uçağı olduğunu söylediler. İki dakika sonra Vincennes gemisi hava istihbarat merkezi personelleri, uçağın F-14 olduğu yönünde rapor bildirdiler.

Bu sırada Saydz gemisi personelleri bu ticari bir uçak, bekleyin diye bağırıyorlardı.

Saydz’in bir komutanı da uçak muhtemelen ticari diyordu. 3 Amerikan gemisi arasında konuşmalar sürdüğü sırada, Vincennes Komutanı füzelerini fırlatma kararı aldı ve İran Air uçağına iki Kruz füzesinin fırlatılmasına karar verdi.

Bölgede konuşlandırılmış ABD savaş gemilerinin derin şüphelerinin dışında, Amerika askeri ve yolcu birimleri arasındaki koordinasyon eksikliği inkâr edilemez bir konudur. Belki bu konu askeri komutanların yolcu uçağı uçuş bilgileri ile ilgili uyarıları dikkate almamalarında bir kasıtları olduğunu göstermektedir. Hava trafik hizmetleri birimlerinin askeri operasyon birimleriyle bilgi iletişimini dikkate almamanın, Chicago Anlaşması uyarınca uluslararası hava anlaşmalarını ve yasalarını ihlal olduğu ve kesinlikle hata sayılması gerektiği konusu, ICAO’nun raporlarında göz ardı edilmemiştir.

İran’ın, Amerika tarafından yolcu uçağına saldırılarak düşürülmesi olayının incelenmesini talep etmesi üzerine, ICAO komisyon merkezi 2 gün tartışma ve görüş alışverişinin ardından Amerika’nın adını bile anmadan bir karar yayınlayarak işini sonlandırdı. ICAO 6 satırlık bildirisinde derin üzüntülerini dile getirerek, İran hükümeti ve kurbanların ailelerinin acılarını paylaştıklarını belirtip, başsağlığı dileyerek, sivil uçağa yönelik silah kullanılmasını kınadı ve genel sekreterden gerçeğin daha fazla aydınlanması için bir komite oluşturması istedi.

Tabi bu eylemden önce İran İslam Cumhuriyeti Güvenlik Konseyi Bakanına bir mektup yazarak, bu konunun incelenmesi için acil konsey toplantısı istemişti. Konsey, 30 Temmuz 1988 tarihindeki 3831 sayılı toplantısında sunulan öneri kararını onayladı. Konsey sadece 655 sayılı İran Air’in sivil bir uçağının Amerika savaş gemisi Vincennes’ten iki kruzer füzesi fırlatması sonucu Hürmüz Boğazına düşürülmesinden dolayı derin üzüntülerini dile getirerek, Basra Körfezinde tarafsız bir araştırma yapılması gerektiğini vurguladı ama bu konu da bir sonuca ulaşmadı.

Tabi bu konu burada bitmiyor. Amerika hizmetleri sonunda hava saldırıları koordinatörü Lustig’e ve Vincennes savaş gemisi komutanını Rogers’e kahramanca başarılarından dolayı iftihar madalyası verdi.

Babası o gün ki Amerika Başkanı Ronald Reagan’ın Yardımcısı olan George Bush’da İran Air yolcu uçağının düşürülmesi olayından bir ay sonra, “ben asla Amerika tarafından özür dilemeyeceğim. Ben ne yaptığını ve gerçeğin ne olduğunu önemsemiyorum” demişti.

Savaş gemisi Vincennes komutanı William Rogers’da açık bir şekilde “eğer yüz defa da aynı olay yaşansa, yine de ateş emri veririm” dedi.

Böylece, Amerika’nın insanlığa karşı kalın cinayetler kitabına yeni bir sayfa daha eklendi.

    Tüm Haberler