Bağımsız Türkiye’de Denetilemeyen Emperyalist Üslerin Gizemi

Haber Numarası: 1156853 Bölüm: Görüş/Röportaj
پرچم ترکیه

Uzun vadede emperyalizmin hedefi, bölgede büyük bir savaş çıkartmaktır. Daha eskiye dayandırabiliriz ama NATO ile birlikteliğimizden bu tarafa, ülkede hiçbir şey normal seyrinde devam etmiyor.

Tesnim Haber Ajansı - 23 civarında NATO üssü olan ülkemizde birçok üs, 12 Eylül darbesinden sonra NATO adına kullanması için ABD'ye, önce 5 yıllığına verilmiş, sonrada bu gelenek halinde devam etmiştir. Sadece ülkemizde değil, bölgede birçok şey bu yuvalardan organize edilmektedir. 1954’te yapılan anlaşmanın ardından 1966'da yapılan anlaşma gereği İzmir ve İncirlik dâhil birçok NATO haber alma merkezine Türkiyeli bakanlar bile izinsiz giremez hale getirilmiştir. Hatta Genelkurmaylık binasında bile rütbesine bakılmaksızın sadece özel askerlerin girdiği bölümlerin varlığı bilinmektedir.

O sebeple İncirlik'e darbe sonrası inen kalkan denetimsiz uçakların evrak ve darbeci bazı isimleri taşıdığı, hatta bunların bazılarının yabancı subay olduğu söylentileri yabana atılacak bir söylem değildir.

NATO 1949'da kancayı attığı ülke topraklarını 1954'ten sonra teslim almaya başlamıştır. İlk önemli icraatı, halkın gözüne baka baka Menderes'i astırmasıdır. Bu toplumsal bir deneydi. Eğer o gün dedelerimiz sokağa çıkabilseydi bazı şeylerin gidişatı farklı olacaktı. Fakir bırakılmış bir halk ve halen Osmanlı -Cumhuriyet Arasat’ında düşünen bir toplum.

NATO sonrası ülkemizde yaşananlardan aklıma gelen şeyler, toplumsal olayların yönlendirilmesinin ardından, darbeler ve muhtıralar ve sonra kullanılmak üzere mühürlenmesidir.

Ülkemizde faaliyet gösteren STK’ların, Avrupa merkezli vatandaşlarımızın içine girdikleri çalışmalar ile Soros ve benzeri kurumların el birliği ile yenidünya düzeni için ellerinden geleni yaptıklarına şahidiz. İrili ufaklı toplumun yapısını bozan; ahlaki zafiyet için gayret eden, dini her alanda tahrif eden, aile yapısına kast eden, örf ve adetlerimize kast eden o kadar çok yapı var ki!

O sebeple yapılan darbe ve muhtıraların birçoğu ülkemizde, taşeronları değişse de aynı elden yapılıyor ve eksikleri tamamlama maksatlı yapıldığını düşünebiliriz. Bir darbe, ardından yama maksatlı bir muhtıra. 15 Temmuz o sebeple beki de başarılı oldu. Ya da yarım kaldı, bir muhtıraya muhtaç bekliyor.

Oyun bozuldu ise halkın sokağa çıkması ile bozuldu ve planları karışmış olabilir. İncirlik'te olan hareketlilik ve bazı kutuplaşmalar bu nedenledir.. Başarılı olup olmadığını sahibi bilir. Biz sadece yapmamız gerekeni iyi bilmeliyiz.

Adım adım savaş senaryoları yapılıyor. Belki de bu darbede, savaş planı devreye sokulacaktı ve halkın sokağa çıkması bunu engelledi. Çünkü bölgesel savaş için ortam müsait ve ABD Suriye’de yenilmek üzeredir. Şimdi yeni oluşumlar yapılıyor.

Üzeyir Yiğit / 7 Sabah

    Tüm Haberler