Yavuz Sultan Selim ve İslam Birliği (!)


İstanbul’da 3. köprüye “Yavuz Sultan Selim” isminin verilmesiyle başlayan tartışmalar geçen gün yapılan açılışla yeniden alevlendi. Bir kısım iktidar yanlısı Osmanlı hayranları belki biraz daha rant sağlarız kaygısıyla bir başka kısım ise ruhunu saran taassup düşüncesini ve yüzyıllardır biriken kini ortaya dökmeye başladı.

Tesnim Haber Ajansı - İstanbul’da 3. köprüye “Yavuz Sultan Selim” isminin verilmesiyle başlayan tartışmalar geçen gün yapılan açılışla yeniden alevlendi. Bir kısım iktidar yanlısı Osmanlı hayranları belki biraz daha rant sağlarız kaygısıyla bir başka kısım ise ruhunu saran taassup düşüncesini ve yüzyıllardır biriken kini ortaya dökmeye başladı.

Bende dün Yenişafak Gazetesinde Tarihçi olmayan ama bu alandan geçimini sağlamanın yolunu bulmuş olan Mustafa Armağan’ın “Yavuz Sultan Selim İslam Birliğinin Mimarıydı” isimli yazısını okudum. Bilirsiniz kendisi Türk Dili Edebiyat’ı okumuş ve rant kapısını “Osmanlı hayranlığında” bulmuştur (Burada kastımız Osmanlı Devleti’ni yermek asla olmaz kastım Osmanlı Devleti üzerinden topluma fitne tohumunu eken “Kraldan daha fazla kralcı” olan kesimdir.) Biz de kendisi gibi tarihçi olmadığımızdan aklımıza takılan soruları yine aynı yöntemle dile getirme gereği duyduk.

Zat-ı Şahaneleri Yavuz Sultan Selim’in 1511 yılındaki Şahkulu ve 1512 yılındaki Nur Ali Halife ayaklanmalarını bastırarak Anadolu topraklarının “İran” olmasına engel olduğunu belirtmiş ve bu sebeple şeriat karşıtlarının kendisine teşekkür borçlu olduğunu dillendirme yoluna gitmiştir. Peki, kendisine şunu sorma hakkımız var mı?

- Günümüz için kullanılan “İran olma” deyimi üzerinden nasıl bir tarih anlayışı sağlamaya çalışıyorsunuz? Ya da bu tabirinizle kimleri hedef alıyorsunuz/ gösteriyorsunuz?

Şahs-ı muhterem yazısının bir başka satırında, “Musul ve Misak-ı Milli sınırlarımızın bir kısım toprağının Yavuz’un mirası olduğunu ve Musul’u İngilizlere ‘Terk edenlerin’ Yavuz’a tek kelime etmeye hakkı yoktur” diyor. O zaman bir soru da şöyle soralım?

- Musul’u ve o toprakları Yavuz tek başına mı aldı? Ya da bu ayrımla içinizde sakladığınız kini mi dışarı dökmektesiniz?

Yazısının her yerinde ayrı bir garabet olan toplum mühendisi beyefendi başka bir yerde ise daha ileri giderek “Yavuz’un Memluklar üzerine yürüme sebebi Portekizliler Ümit Burnunu geçerek İslam âlemini sömürgeleştireceğinin bilinciyle ve onlarla hesaplaşmak için Mısır’a sefer yapmış” diyerek tarih okuma yönteminin ne kadar sağlıksız olduğunu ortaya koymuştur. Deniz kuvvetleri varken ve de en güçlü zamanlarını yaşarken neden sadece Mısır? E nede olsa Tarihçi değil ya keyfine göre yazıp duruyor!

Yavuz Sultan Selim, “İran hariç ittihad-ı İslam’ı gerçekleştirdi.” yani İslam Birliğini kurdu. İran hariçse bu terminolojik olarak hatalı olur ve sağlanan şey sadece “Ehl-i Sünnet Birliği” olur ve bu İslam’ın tamamını kapsamaz. Bu sebeple Yavuz Sultan Selim’in “İslam Birliğinin mimarı” olması mümkün değildir.

Yazının son kısmında ise satır aralarına saklanan bir kin ya da tehdit meydana dökülmektedir. “Yavuz’a düşmanlık Osmanlı padişahı olduğu için değil, İslam âlemini Avrupa karşısında Osmanlı etrafında kenetlediği için olduğunu” dillendirmiş. Yani bugün köprünün adının Yavuz Sultan Selim olmasından rahatsız olanların durumunu ya da geçmişte yaşanılan acı olayların müsebbibi olan kişiden beri olmayı “İslam Birliğinden rahatsız olma” şeklinde okumak ne kadar sağlıklı kendinse sormak isteriz.

Ülkemizde herkesin ortak katkısıyla yapılan bir köprünün isminde sadece bir kesimin sempatisinin dikkate alınması ya da “öteki” kesimin hassasiyetinin dikkate alınmamasını açıklamak yerine iktidar kalemşörlüğü yaparak toplumu ayrıştırma konusundaki başarısını tebrik etmek isterim. Kendisine ayrıca şunu da tavsiye etmek isterim ki eğer hayatını tarihçilikten kazanmak niyetindeyse bu topraklarda atalarımız olarak sadece Osmanlı Devleti değil en az onun kadar önemli olan Selçuklu Devleti de vardı. Hani şu Yavuz’un mirası olan Musul var ya o topraklar ve tüm Anadolu bize Selçuklu Devletiyle birlikte omuz omuza sadece her bireyin mirasıdır.

Muhammed Sami