Washington’un Batı Asya’da Askeri Üsler Tesis Etmesinin 5 Nedeni

Haber Numarası: 1191668 Bölüm: Alıntı Haberler
ارتش آمریکا

ABD ve kapitalizmin Batılı liberal vekilleri bölgedeki askeri varlıklarını, buradaki mevcut geleneksel normları zayıflatmak amacıyla kendi kültürel programlarını yürütmede kullanmaktadırlar.

Tesnim Haber Ajansı - 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki yıllarda ve Soğuk Savaş'ın başlangıç dönemlerinde ABD, komünizm ile yüzleşmek ve Sovyetler Birliği karşısında bir siper yaratmak amacıyla Batı Asya'ya odaklandı. ABD gözünde bu bölge kapitalizm için bir savaş meydanıydı. Sovyetler Birliği ile yaptığı silahlanma yarışında ABD dünyanın dört yanında askeri üsler inşa etme politikası uyguladı. Bu bölgelerden biri de Batı Asya (Ortadoğu) idi. Önemli üslerin çoğu ilk önce Japonya, Almanya ve Güney Kore gibi 2. Dünya Savaşı'nın harap olmuş ülkelerinde tesis edildi. Fakat Sovyetler Birliği ile yüzleşme nedeniyle Batı Asya aşamalı olarak Amerikalıların çıkarları için en hayati bölgelerden biri haline dönüştü. Kısa bir süre sonraysa bölge ABD'nin sözde arka bahçesi haline geldi. Geçtiğimiz birkaç on yıl içerisinde ABD bu bölgenin kontrolünü başarılı bir şekilde eline geçirmekle kalmadı, uluslararası sistemde kendi hegemonyasını kurmak için Batı Asya'yı kullanmayı da bildi. Hâlihazırda Amerikan askeri üsleri tüm Batı Asya'ya yayılmış durumda, özellikle Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Bahreyn ve benzer ülkelerde.

Batı Asya'daki Amerikan üslerinin sayısı ve özellikleri ve bu ülkenin yeni yüzyıldaki dış politika doktrinlerini göz önüne aldığımızda, bölgedeki Amerikan üslerinin sadece askeri saiklerle, saldırı ya da savunma amaçlı olarak kurulmadıkları açıkça anlaşılacaktır. İşin gerçeği bu üslerin Soğuk Savaş'taki varlıkları dünyanın farklı bölgelerinde komünizm ile yüzleşmek ve karşı çıkmak amaçlıydı. Fakat Sovyetler Birliğinin 1991'deki yıkılışından sonra komünizm meselesi önemsiz hale geldi. Fakat bu bölgedeki askeri üslerin sayısı azalmadı, aksine büyüklük ve sayıca çok daha arttılar. Bölgedeki Amerikan üslerinin sayısı ve büyüklükleri göz önüne alındığında bunların varlık nedenleri şu beş noktayla açıklanabilir:

1. Batı Asya'da ve özellikle de İran sınırındaki ülkelerdeki Amerikan askeri varlığı son birkaç on yılda ziyadesiyle arttı. ABD bunu söz konusu bölgelerde yeni askeri üsler kurarak başardı.

2. Batı Asya'daki temel kimliksel-tarihsel gerilimler ve bölgede ABD eliyle yaratılan krizler bölgedeki Amerikan üslerini gereklilik olarak sunan iki ana faktördür.  Hatta öyle ki ABD askeri anlamda geri çekilmek istese bile Arap liderler buna itiraz edeceklerdir. Bu Arap liderler ABD'yi bölgede kalmaya ikna etmeye çalışacak, onlara ekonomik bağışlarda bulunacaklardır.

3. Soğuk Savaş'tan sonra ABD'nin Batı Asya'da askeri üsler kurmak ve bunları genişletmedeki temel hedefi, uluslararası hegemonyasını sürdürmektir. 1990'lar ve 2000'lerin başlarında Çin ve Rusya gibi bölge ötesi rakiplerin ortaya çıkışı de bunda çok etkili olmuştur.

4. Müttefik rejimler elde etmek, bölgedeki düşman rejimlerle uğraşmak ve İsrail rejiminin güvenlik ve birliğini sağlamak ABD'nin Batı Asya'daki askeri varlığının en önemli hedefleri arasındadır. ABD, bu bölgedeki farklı ülkelerde askeri üsler kurarak kendi diktatör ve yardakçı rejimlerini iç ve dış tehditlere karşı korumaktadır.

5. Batı Asya'daki Amerikan üslerinin en önemli fonksiyonlarından biri de bu bölgeden dünyanın farklı yerlerine yapılan enerji nakliyatının ve ihracatının güvenliğini sağlamaktır. ABD ve kapitalizmin Batılı liberal vekilleri bölgedeki askeri varlıklarını, buradaki mevcut geleneksel normları zayıflatmak amacıyla kendi kültürel programlarını yürütmede kullanmaktadırlar. Bu durum ABD'nin 2003 Irak işgalinde çok net bir şekilde görülmüştür. Bu işgalde Batılı neo-liberal ideolojinin yaygınlaştırılması, ABD'nin Irak'ın sosyal ve politik yeniden inşası planlarında en başta yer almaktaydı.

Medya Şafak

    Tüm Haberler