Ankara Batı Asya’da Jeopolitik Üstünlük Sağlamaya Çalışıyor


Ankara Batı Asya’da Jeopolitik Üstünlük Sağlamaya Çalışıyor

Batı Asya konuları uzmanının ifadesine göre, Erdoğan Lozan Anlaşmasını sorgulayarak bölgede yeni bir Sykes-Picot Anlaşmasının yöneticisi olmak istiyor.

Tesnim Haber Ajansı - Batı Asya konuları uzmanı Sadık Meliki Tesnim Haberle yaptığı röportajda, Ankara yetkililerinin Amerika koalisyonu ile birlikte Musul’u kurtarma operasyonlarına katılacakları yönündeki açıklamalarına ve Musul’un düşürülmesinde Türkiye’nin rolüne değinerek şunları söyledi: “Erdoğan’ın kendisi, Musul’un IŞİD’in eline düşmesinin ana sebeplerindendi ve şimdi de Musul operasyonlarına katılarak bu terörist grubu kurtarmak ve değişik bir isim ve kalıba koymak istiyor.”

Sadık Meliki Erdoğan’ın zihni tarihin hâkimiyeti altında olarak nitelendirerek şunları söyledi: “Erdoğan, bu günün Türkiye’si kalıbında Osmanlı’nın konumunu yenilemek istiyor ve Halep ve Musul hakkında iddialarda bulunuyor. Onun Musul konusundaki iddiaları Misak-ı Milli esasına dayanıyor. Tarihin zihinlere ve siyasi liderlere hâkimiyeti facia yaratıyor ve bu faciaların büyük bir kısmına Erdoğan’ın zihniyetinden ve davranışlarından dolayı Suriye ve Irak’taki krizlerde şahit olduk. Erdoğan Lozan Anlaşmasını sorgulayarak, bölgede yeni bir Sykes-Picot Anlaşmasının yöneticiliğini yapmak istiyor.”

Batı Asya konuları uzmanı Türkiye’nin Musul’u kurtarma operasyonlarına katılmak istemesinin amacının bu şehre nüfuz etmek olduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu: “Ankara, Musul’daki hâkimiyetini korumaya çalışıyor. Bununla birlikte Şiileri ve Bağdat hükümetini zayıflatmak istiyor. Türkiye, Şiilerle ve İran İslam Cumhuriyeti’nin Irak’taki nüfuzu ile mücadele etmeyi önceliği olarak görüyor ve Haşd El-Şabi’nin bu operasyonlara katılmasına engel olmak istemesi de bu çerçevede değerlendiriliyor.”

Sadık Meliki, Türkiye’nin Musul hakkındaki tarihi iddiasına değinerek şunları söyledi: “Türkiye Musul toprakları hakkındaki tarihi iddiasını yeniden canlandırdı ve bu ülkenin ataları da Osmanlı İmparatorluğunda Kafkasya’yı ve Orta Asya’yı ele geçirmek istiyorlardı. Ama Osmanlıların da ağır bir şekilde yenildiği gibi, Erdoğan ve hükümetinin hayalperestlikleri de yenilgiyle sonuçlanacaktır.”

Meliki Ankara yetkililerinin Türkiye’nin Musul’u kurtarma operasyonlarında bulunması gerektiği yönündeki açıklamalarının bu ülkenin Irak’ın hâkimiyetini önemsememesi olarak değerlendirerek, “Ankara’nın Irak’ın ulusal hâkimiyetine olan itinasızlığı ve mevcut politikalarını devam ettirmesi bölgeyi daha ciddi krizlerle karşı karşıya bırakabilir”dedi.

Batı Asya konuları uzamanı Türkiye Cumhurbaşkanının Bağdat yetkililerine karşı tehdit içerikli açıklamalarını Erdoğan’ın zorbalığı olarak değerlendirerek şunları söyledi: “Haddini bilmesi gereken Erdoğan, Irak yetkililerini tehdit ediyor. Irak Başbakanı da Erdoğan’ın açıklamalarına karşı onun kadar uyarıda bulunabilir ve kendinde Türkiye’ye müdahalede bulunma hakkı görebilir.”

Meliki, Ankara yetkililerinin İran karşıtı açıklamalarına da değinerek şunları söyledi: “Türkiye, Hizbullah’a, Haşd El-Şabi’ye ve İran’a iftiralar atarak, onları bölgeye müdahalede bulunmakla suçluyor. Türkiye, İran hakkında böylesi iftiralarda bulunuyor ama İran danışmalarının Irak’taki varlığı tamamen Bağdat’ın talebi ile ve Bağdat’la koordinasyon halinde gerçekleşmiştir ama Türkiye, Bağdat’ın bütün itirazlarına rağmen bu ülkeye müdahalede bulunmuştur.”

Batı Asya konuları uzmanı Türkiye’nin hedefinin doğrudan askeri bir savaşa girmek olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye şimdiye kadar bölgede vekalet savaşıyla hedefini takip etmekteydi ama şimdi doğrudan bir savaşa girdi. Türkiye’nin tamamen uluslararası Siyonizm hedefleri çerçevesinde hareket ettiği söylenebilir. Siyonizm’in çerçevesinde tanımlanan İran, Şii ve İslamcılık karşıtı politikaları, bu gün Erdoğan hükümeti İslamcılık adı altında takip etmektedir. Siyonist Rejimin diğer bir stratejisi de Ehl-i Sünnet ve Şiiler arasında çatışma çıkarmaktır ve stratejiye Erdoğan hizmet etmektedir.”

Sadık Meliki, Ankara’nın Arap Ehl-i Sünnet ’inin ve Türkmenlerin Musul’u kurtarma operasyonlarına katılmaları konusundaki ısrarına değinerek şu ifadelerde bulundu: “Türkiye, Arap Ehl-i Sünnet ‘inin ve Türkmenlerin Musul’u kurtarma operasyonlarına katılması konusunda ısrar ediyor ama Haşd El-Şabi ve Irak Şiilerinin bu operasyonlara katılmasını istemiyor. Acaba böyle bir talep, Ankara’nın Şiilere olan düşmanlığını göstermiyor mu? Eğer Erdoğan tutumunu değiştirmezse bölgede daha da zor günler yaşanacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur; Washington ve Tel Aviv, Batı Asya’daki ana güçlerden olan Türkiye ve İran’ı çatışmaya sürüklemek istemektedir. Her ne kadar Erdoğan bu ülkelerin istekleri doğrultusunda hareket etse de, bu konuda çok dikkatli ve bilinçli olunmalıdır.”

En Çok Okunan Görüş/Röportaj Haberler
En Önemli Görüş/Röportaj Haberler
En Çok Okunan Haberler