Suudi Hükümeti Haddini Bilmiyor/İran Herhangi Bir Ülkenin Diğer Ülkelerin İç İşlerine Müdahalede Bulunmasına Karşıdır


İran İslam Cumhuriyeti Nizamın Yararını Teşhis Konseyin Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Ali Ekber Velayeti, Suudilerin Musul’u kurtarma operasyonlarına karşı çıkmalarının dolaylı bir şekilde Irak’ın iç işlerine müdahale olduğunu vurgulayarak, maalesef Suudi Hükümeti haddini bilmiyor dedi.

Tesnim Haber Ajansı - Doktor Ali Ekber Velayeti, Musul operasyonlarının başlamasıyla eş zamanlı olarak, özellikle Arabistan tarafından Irak’a yönelik siyasi ve medya saldırıları ve bazı ülkelerin mülteciler konusu gibi konuları bahane edip yaptığı baskılar hakkında şunları söyledi: ‘Suudilerin bu konuda kendileri için nasıl bir hakka sahip olduklarını düşündüklerini bilmiyoruz. Irak’ın işgal olan bir şehrini kurtarmak istemesi Suudileri ilgilendirmez.

Eğer Suudiler Irak Hükümetine itiraz ediyorlarsa, yani dolaylı olarak Irak’ın iç işlerine gayri meşru bir şekilde müdahalede bulunduklarını kanıtlıyorlar demektir. Çünkü Suudilerin ortaya çıkardığı bu tekfirci unsurlar yenilmektedir ve Suudi Hükümeti de buna itiraz etmektedir. Bu yersiz bir eleştiridir. Bu konu onları ne ilgilendirir?

Musul olayı Halep olayı gibidir

Musul olayı aynı Halep olayı gibidir. Halep’te de Amerika, Suudiler ve müttefikleri, Suriye Hükümetinin ve müttefiklerinin Halep’te kazandığını görünce, olayı BM Güvenlik Konseyine çekip medya propagandası yarattılar. Ama bu konunun Suudi Hükümetini ilgilendirmediğini ve Irak’ın iç meselesi sayıldığını belirtmeliyiz. Maalesef Suudi Hükümeti haddini bilmiyor ve bölgedeki itibarını kaybediyor.’

Bağdat’a ziyaretinin ve Iraklı yetkililerle görüşmesinin amacı

Doktor Ali Ekber Veleyati Bağdat’a gerçekleştirdiği ziyaret hakkında şunları söyledi: ‘Ben Bağdat’a Dokuzuncu Uluslararası İslami Uyanış Zirvesine katılmak için gittim. Doğal olarak İran ve Bağdat arasındaki kardeşlik ve stratejik ilişkilerden dolayı Irak Cumhurbaşkanı Fuat Masum, Irak Başbakanı Haydar El-İbadi, Irak Ulusal Koalisyonu Başkanı Ammar El-Hekim ve Nuri El-Maliki ve Selim El-Ceburi görüştüm.

Bu görüşmelerde karşılıklı ilişkiler ve bölgesel iş birlikleri, IŞİD konusu, tekfirciler konusu, bütün İslam Ümmetinin tekfirciler karşısında ortak mücadelede bulunması ve Irak Hükümetinin talepleri doğrultusunda İran İslam Cumhuriyeti’nin yapabileceği yardımlar değerlendirildi.’

İslami Uyanış Zirvesinin Musul operasyonları ile eş zamanlı gerçekleşmesini iyiye tabir ediyorum

Doktor Ali Ekber Velayeti şunları söyledi: ‘Uluslararası İslami Uyanış Zirvesinin Irak Hükümeti ve halkının Irak’ın en önemli şehirlerinden olan Musul’u kurtarmak için tekfircilere karşı yürüttükleri nefes kesen ve değerli operasyonlarla eş zamanlı olmasını iyi bir olay olarak tabir ediyorum. Bu, İslam Dünyasının, İslam Ümmetinin ve Şii ve Sünni olmak üzere bütün düşünürlerin Irak Hükümetinin ve halkının tekfircilere karşı yürüttükleri hak mücadelelerini desteklediğini göstermektedir.

Bu zirveye katılan alimlerin büyük bir kısmı Ehl-i Sünnet alimleriydi. 22 ülkeden 50 Şii ve Sünni alim bu zirveye katıldı ve hepsinin ortak tutumu, Irak Hükümetinin tekfircilere karşı meşru mücadelesinin desteklenmesi gerektiğiydi’

İran herhangi bir ülkenin diğer ülkelerin iç işlerine müdahalede bulunmasına karşıdır

Velayeti, Türk kuvvetlerinin Irak’ın Başika bölgesinde bulunması hakkında şunları söyledi: ‘İran’ın bu konudaki tutumu, genel bir tutumdur ve İran genel olarak Türkiye ve Türkiye dışında herhangi bir ülkenin başka ülkelerin iç işlerine müdahalede bulunmasına karşıdır.

Dünyanın her neresinde olursa olsun her ülke özellikle bizim hassas bölgemizde diğerler ülkelere müdahalede bulunmaktan sakınmalıdır. Biz Amerika’nın da Irak’taki müdahalesini kınıyoruz.

Her ülkenin iç meselesi kendisini ilgilendirir. Türkiye Hükümeti Irak Hükümetinin daveti üzerine bu ülkeye kuvvetlerini gönderdiğini iddia ediyor. Haydar El-İbadi ise Türkiye’yi davet etmediklerini söylüyor. Eğer davet etmiş olsalar bile bu açıklamadan sonra davetlerini geri aldılar demektir ve Türkiye’nin bu şekilde askeri varlığını sürdürmesi yasa dışı sayılmaktadır.

İranlı danışmanlar Irak’ın meşru hükümetinin daveti üzere bu ülkede bulunmaktadır

Belki bazıları İranlılar da Irak’ta bulunuyor diyebilirler. Evet, ama İran Irak’ta sadece danışmanlık seviyesinde bulunmaktadır. El-İbadi ve Irak’ın diğer üst düzey yetkilileri açık bir şekilde İranlı danışmanların, Irak’ın meşru hükümetinin daveti üzere Irak’ta bulunduğunu açıklamışlardır ve aynı yetkililer Türkiye’yi davet etmediklerini ifade etmişlerdir.

Bu yüzden, Türkiye, Irak, Suriye ve diğer ülkeler olmak üzere bölge ülkelerinin maslahatı kendi sınırlarının ve komşu ülkelerin sınırlarının saygısını korumaktır. Eğer sınırlara olan saygı korunmazsa, yarın bir ülke diğer bir ülkeye müdahalede bulunacaktır ve bu saygı kırıldığı zaman hiçbir ülke başka bir ülkeye müdahalede bulunmaktan sakınmayacaktır.’

Ali Ekber Velayeti, ‘İran’ın Türkiye ve Irak’la olan iyi ilişkileri dikkate alınarak, acaba Tahran bu ülkeler arasındaki sorunların halledilmesi için arabuluculuk rolü üstlenebilir mi’ sorusu üzerine şunları söyledi: ‘Eğer her iki taraf ta isterse, İran iki ülke arasındaki gerginliklerin giderilmesine yardım edecektir. İran kesinlikle bu işi yapmaktan sakınmayacaktır.

Biz Irak ve Türkiye arasındaki sorunların halledilmesinin bölgenin, Türkiye’nin, Irak’ın, İran’ın ve diğer bölge ülkelerinin yararına olduğunu düşünüyoruz. Irak hükümetinin ve halkının tekfircilerle ve Musul’u işgal edenlerle kendilerinin mücadele etmesine izin vermelisiniz. Eğer Irak Hükümetine güvenliğini sağlama konusunda yardımcı olursak, aslında kendi güvenliğimize yardımcı olmuş oluruz.

Tecrübe, Irak Hükümetinin tekfircilerle mücadelede bulunacak gücü olduğunu göstermiştir

Tikrit ve Felluce tecrübesi, Irak Hükümetinin tekfircilerle mücadele edebilecek gücü olduğunu göstermiştir. Bizim tahminimiz, Irak Hükümetinin ve halkının Allah’ın izni ile Musul’da muzaffer olacağı, er ya da geç Musul’un Irak halkı ve hükümetinin eliyle kurtulacağıdır ve bu bizim için mutluluk vericidir.

Biz şimdiden Irak halkının ve hükümetinin Musul’u kurtarma operasyonlarındaki çabasını tebrik ediyoruz. Dün Kerkük’te yaptıkları şey gerçekten inanılmazdı. Onlarca kişi saldırıda bulundu ve birçok kişiyi şehit etti ama çok kısa bir sürede Irak hükümeti ve halk güçleri onlara galip germeyi başardı.’

İran elinden geldiği kadar Irak’a yardım edecektir

Doktor Ali Ekber Velayeti, Musul’u kurtarma operasyonlarının başlamasıyla birlikte, İran’ın Irak’a olan danışmanlık yardımı devam edecek mi ya da daha da ilerleyerek askeri yardımlar düzeyine de ulaşacak mı?’ sorusu üzerine şunları söyledi: ‘Bu konu Irak Hükümetinin kararına bağlıdır. Eğer Irak Hükümeti İran’dan başka bir yardım talebinde bulunursa, İran elinden gelen yardımı esirgemeyecektir. Çünkü Irak’ın güvenliği İran’ın güvenliği demektir. Eğer bölgede bir ülke güvensiz olursa, bu güvensizlik diğer ülkelere de sirayet edecektir. Yani eğer biz Irak halkına ve hükümetine güvenliğini koruması için yardım ediyorsak, aslında kendi güvenliğimiz için yardım ediyoruz.’

Velayeti, Selim El- Ceburi’nin İslami Uyanış Zirvesinde, Irak’ın komşu ülkelerinin bu ülkeye terörizmle mücadelede yardım etmesi için bir toplantı düzenlemesi talebi hakkında şunları söyledi: ‘Ben siyasi bir uzman olarak şunu söylemeliyim ki, Sayın El-Ceburi’nin önerisi iyi bir öneriydi ve bu konuya İran İslam Cumhuriyeti’nin karşı çıkacağını düşünmüyorum.’

Irak ve Suriye konuları birbirine bağlantılıdır

Ali Ekber Velayeti, ‘acaba Musul’un kurtarılması Suriye’nin durumunu da etkileyecek mi’ sorusuna şöyle yanıt verdi: ‘Suriye ve Irak konuları birbiriyle bağlantılıdır. Bu ülkeler birbirine sınırı bulunan ülkelerdir ve Suriye’nin sorunları Irak’ın içine sızmaktadır ve Irak’ın sorunları da Suriye topraklarına. Bu yüzden iki ülke IŞİD ve tekfirciler olmak üzere ortak düşmanlara karşı eş zamanlı olarak mücadele etmelidir.