Arap Birliğinin Kuruluş Amacı Dışında Hareket Etmesinin Nedenleri

Haber Numarası: 1224647 Bölüm: Dünya
سازمان اتحادیه عرب

Son dönemde meydana gelen önemli birçok olay karşısında Arap Birliğinin tutumu, Arap Birliği'nin kurulma felsefesini şüpheli hale getirmektedir.

Tesnim Haber Ajansı - Son dönemde meydana gelen önemli birçok olay karşısında özellikle de Amerika'nın Irak ve Libya saldırısı, Arabistan'ın Yemen'e saldırısı, Siyonist Rejimin Lübnan ve Gazze'ye tecavüzleri karşısında Arap Birliği'nin anlamlı sessizliğinin arka planında hoş olmayan gerçekler yer almaktadır. Öyle ki bu durum Arap Birliği'nin kurulma felsefesini şüpheli hale getirmektedir.

Birlik 1946 yılında Arap ülkeleri arasında birlik sağlamak,  Siyonist Rejimin yayılmacı politikalarına karşı bu ülkelerin toprak bütünlüğü ve güvenliğini sağlamak, amacıyla kuruldu ancak geçen süreçte birçok iniş çıkış yaşadı ve sonuç olarak şuan plansız programsız bir kuruma dönüştü.
Arap Birliğini bu noktaya getiren olayları ve nedenleri şu şekilde sıralamak mümkündür:

1- Arap Birliği halklardan değil Devletlerden oluşmaktadır

Arap ülkelerinin birçoğunda, devlet ve hükumet halk tarafından seçilmemiştir. Bu kurumları kuranlar çoğunlukla ya Arabistan, Bahreyn, BAE, Katar ve Umman'da olduğu gibi padişahtır ya da Mısır, Yemen ve Tunus gibi görünüşte demokratik ancak gerçekte halkı temsil eden hiçbir bakan bulunmadığı ülkelerdir. 

Böyle yöneticiler çok kolay bir şekilde, diğer ülkeler ve uluslararası siyasi kurumlar için kendi menfaatleri doğrultusunda Arap halkının haklarını ihlal edebilmekte ve hatta bazı durumlarda halklarına karşı, birliğin Riyad'ın Siyonist Rejimle ilişkileri normal gösterme çabaları karşısında sessiz kalması gibi, çalışabilmektedirler. Öyle ki, eğer bu kurum Arap halkı tarafından oluşturulmuş olsaydı, kuruluş felsefesinde bu kadar rahat bir sapma olmazdı.

2- Arabistan'ın Arap Birliği'ne hâkimiyeti

Arabistan diğer üye ülkelere maddi destek, kredi verme teklifinde bulunmakta ve böylece Arabistan'ın istediği birliğin adıyla bildiri şeklinde yayımlanmaktadır.

3- Güçlü liderlik çekimi

Arap ülkelerinin tarihi şunu göstermektedir; Arap dünyası ne zaman güçlü liderlere sahip olsa,  bu birlikte hareketli ve aktiftir ancak günümüz şartlarında Arap Dünyası güçlü ve etkin liderini aramaktadır. Şuan mevcut liderin de böyle bir görevi yerine getirecek gücü yoktur.

4- Arap ülkelerinin iç sorunları

Son yıllarda meydana gelen olaylar özellikle de Arap Baharı olarak adlandırılan Arap inkılabları; Tunus, Libya, Yemen, Mısır, Suriye ve Bahreyn gibi üye ülkelerin iç karışıklığa sürüklenmesine neden oldu ve bu ülkelerin tüm gücünü sınırları içindeki bu çıkmaza yöneltmesine neden oldu ve yine yaşanan olaylar bu ülkeleri uluslararası ve bölgesel olaylar karşısında güçlü bir şekilde duramamasına neden oldu ve sonuç olarak Arap Birliği güç kaybetti.

Meydana gelen bu olaylar sonuçta Arap Birliği'ni zayıf ve iş yapmaktan aciz bir kurum haline getirdi.

    Tüm Haberler