Trump'ın İsrail'e Patlayıcı Madde Hediyesi

Alman Süddeutsche Saytwing gazetesi yayımladığı bir makalede, Amerika'nın Trump döneminde uygulayacağı yeni İsrail politikasının Ortadoğu'daki anlaşmazlıkları artıracağı konusundaki endişelere değindi.

Trump'ın İsrail'e Patlayıcı Madde Hediyesi

Tesnim Haber Ajansı - Gazete makalede şu ifadelere yer verdi: Trump Tel-Aviv'deki büyükelçiliği Beyt-ul Mukaddes'e taşıyarak İsrail'in şehir kurma projelerini desteklemek istiyor. Böyle bir siyaset tehlikeli planlar taşımaktadır.

İsrail ve Amerika'nın yeni başbakanı arasındaki işbirliği Amerika'nın Ortadoğu'daki politikalarının ifratçı bir şekil alması konusunda endişeleri artırmıştır.

Amerika ve Siyonist bu iki yetkili yarım saat yaptıkları sıcak ve samimi sohbetle tüm alanlarda anlaştıklarını gösterdiler.

Onlar İran kaynaklı tehditler karşısında birebir ilişkilerden bahsetmişlerdir ve Donald Trump da Filistinlilerle yapılacak barış görüşmesinde İsrail'in yanında yer alacağını vaadetmiştir.

Tüm bunlar Şubat ayının başında ve İsrail Başbaknının Trump'ın davetiyle Amerika'yı ziyareti sonunda belirlenecektir. Elbette İsrail Amerika'nın bu konumunu patlayıcı güç hediyesi adı altında tanıtabilir.

öyle ki yeni bir dönem başlamıştır özellikle de bu durum İsrail'in şehir kurma planında kendisi göstermiştir. Barack Obama yönetimi döneminde de İsrail şehir kurmaya devam ediyordu ancak ağır diplomatik baskı altındaydı.

Ancak Netanyahu önümüzdeki hafta başında bağımsız bir güvenlik kabinesi toplantısı açıklayabilir ve böylece Beyt-ul Mukaddes'in Doğusunda şehir kurmaya yönelik tüm kusıtlamalar ortadan kalkmış olacaktır. Yine Netanyahu Batı Şeria'da şehir kurmak için yapım aşamasında yıkım vaadinde bulunmuştur.

Buna ilave olarak Siyonist Rejim'in iş planında daha kapsamlı kararlar da yer almaktadır. Öyle ki İsrail'in Güvenlik Kabinesinde işgal altındaki topraklara Ma'ale Adumim ilçesi kurulması konuşulmaktadır. Konuyla ilgili oylama yakın zamanda gerçekleşecek Trump-Netanyahu görüşmesi nedeniyle ertelenmiş durumdadır.

Amerika'nın İsrail ile ilgili yeni politikasının kilit noktası tabiki Beyt-ul Mukaddes'tir. Trump seçim propagandalarında Tel-Aviv'deki büyükelçiliği Beyt-ul Mukaddes'e taşıma vaadinde bulunmuştu. Böylece o, İsrail konusunda farklı bir politikası olduğunu ortaya koymuştur.

Elbette Amerikan Kongresi 1995 yılında Amerikan büyükelçiliğinin Beyt-ul Mukaddes'e taşınmasını onaylamıştı ve ABD'nin diğer başkanları da seçim yarışlarında bunu uygulama sözü vermişlerdi ancak uygulamadan kaçınmaları konusunda hep iyi bahaneler sundular.

Amerikan eski Dışişleri Bakanı John Kerry de geçtiğimiz hafta bu konuda uyarıda bulunarak şu vurguda bulundu; böyle bir adım İsrail, Batı Şeria ve tüm Ortadoğu'da tam bir patlamaya neden olabilir.

Beyt-ul Mukaddes manevi, siyasi ve dini açıdan büyük bir öneme sahiptir. Filistinliler de İsrailliler gibi bu şehri gelecek hükumetlerinin başkenti olarak görüyorlar. Daha önce Uluslararası camiada bu şehrin geleceğinin yeni bir barış görüşmesiyle belirlenmesi konusunda oy birliğine varıldı. Bununla birlikte Beyt-ul Mukaddes hiçbir zaman resmen İsrail'in başkenti olarak tanınmadı ve bu rejime ait büyükelçilikler Tel-Aviv'de bulunmaktadır. Ancak Trump Beyt-ul Mukaddes konusunu İsrail'in istediği gibi yürütebilir.

Elbette Trump'ın sözcüsü, Trump'ın Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinden önce Amerikan büyükelçiliğinin taşınacağını açıkladı.

Bununla birlikte Amerikan Başkanı Amerika'nın İsrail büyükelçiliğine David Feridman'ı atayarak bu konuda açık bir mesaj vermiştir. Feridman İsrail hayranı sağcılardandır ve Beyt-ul Mukaddes'te bunu gerçekleştirme görevini üstlenme konusunda oldukça isteklidir.

Trump yine geçtiğimiz hafta Netanyahu'ya yakınlığı ile tanınan bir İsrail gazetesine verdiği röportajda, vaadlerini unutmadığını ve sözünde durmayan bir adam olmadığını belirtti.

Bu durum Filistinliler ve tüm Arap dünyası için bir uyarıdır. Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmut Abbas barış çalışmalarının tamamen sona ereceği konusunda uyarıda bulundu ve hem Washington'a ve hem de diğer ülkelere uyarı mektubu gönderdi. Öte yandan Amerika'nın Ürdün, Mısır ve Suudi Arabistan gibi Arap müttefikleri Trump hükumetini büyükelçiliği taşıma planından vazgeçirmeye çalışıyorlar. Eğer Amerika büyükelçiliği Beyt-ul Mukaddes'e taşırsa Ramallah'ta üçüncü intifadanın başlaması beklenmektedir ve bölge sakinlerinin ifadelerine göre cehennem kapıları açılacaktır. Ancak tüm bu tehditlerin Washington'u etkileyip etkilemediği belirsizdir. İsrail'de en azından bu uyarılar ciddiye alınmaktadır.

Haaretz gazetesinin haberine göre; Siyonist Rejim Başbakanı emniyet güçlerine, Amerikan büyükelçiliğinin Beyt-ul Mukaddes'e taşınma kararının resmen ilam edilmesinin ardından yaşanacak çeşitli ayaklanmalara karşı hazır olmaları emrini verdi.

İlgili Haberler
En Çok Okunan Dünya Haberler
En Önemli Dünya Haberler
En Çok Okunan Haberler