Türkiye'de Hocalı Soykırımının 25. Yılı Çeşitli Ektinliklerle Anılıyor

Haber Numarası: 1336577 Bölüm: Dünya
احمد آیدین ترکیه

Türk Keneşi ile Ahmet Yesevi Üniversitesi tarafından, Hocalı soykırımının 25. yılı anısına "Hocalı Soykırımı, İnsanlığa Karşı Suçlar ve Terörizm Konferansı" düzenlendi. TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Azerbaycan'ın Hocalı köyünde 1992 yılında yaşanan katliam konusunda, "Bugün insanlığa düşen görev, yakın tarihimizde meydana gelen katliamı görmek, empati kurmak bu ve benzeri katliamların önüne geçmektir." değerlendirmesinde bulundu.

Tesnim Haber Ajansi- TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Azerbaycan'ın Hocalı köyünde 1992 yılında yaşanan katliam konusunda, "Bugün insanlığa düşen görev, yakın tarihimizde meydana gelen katliamı görmek, empati kurmak bu ve benzeri katliamların önüne geçmektir." değerlendirmesinde bulundu.

Türk Keneşi ile Ahmet Yesevi Üniversitesi tarafından, Hocalı soykırımının 25. yılı anısına "Hocalı Soykırımı, İnsanlığa Karşı Suçlar ve Terörizm Konferansı" düzenlendi.

TBMM Başkanvekili Aydın, buradaki konuşmasında, Azerbaycan ve Türkiye'nin iki kardeş ülke olduğunu, her geçen gün iki ülke arasında dünya barışının menfaatine olacak şekilde ivme kazanarak büyüyen bir dostluk bulunduğunu ifade etti.

Aydın, 25 yıl önce anayurtlarında katledilen yaşlı, kadın ve çocukların gözü dönmüş zalimlerin kurbanı olduğunu anımsatarak, "Hiçbir şüpheniz olmasın ki Türkiye ve Türk dünyası acımasızca katledilen bu şehitlerini hiçbir zaman unutmayacak." dedi.

Hocalı'da işgalci emellerle masum insanlar hedef alınarak genci ve yaşlısıyla 613 kişinin katledildiği saldırıda, tüm insanlığın yara aldığını dile getiren Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün insanlığa düşen görev, yakın tarihimizde meydana gelen katliamı görmek, empati kurmak, bu ve benzeri katliamların önüne geçmektir. Asıl olan budur. Günümüzde bütün insanlığın mağdur olduğu ve giderek daha çok masum insanın canına kasteden terörün, komşu bir ülkenin topraklarını işgal etmek için düzenli ordular ve devlet eliyle nasıl kullandığını görmek için Hocalı'da olanları görmek ve anlamak yeterlidir. Bu insanlık suçunun faillerinden de beklentimiz, bölgemizde halklar arasında derin düşmanlıklar bırakan, yaralar açan ve barışı gölgeleyen bu katliamla yüzleşmeleri ve vicdan muhasebelerini yapmaları, terör ve insanlık suçuyla uluslararası hukuku ihlal ederek işgal ettikleri topraklardan bir an önce geri çekilmeleridir ancak bu yolla bölgemizdeki barışı tesis edebiliriz, dostane bağlar kurabiliriz. Bugün bize düşen görev, kalbimizde katliam kurbanı insanlarımızın acısını her daim taşımak, anılarını yaşatmak, uluslararası hukuk çerçevesinde haklarını aramak ve katliamın hesabını sormak."

Aydın, Hocalı'da bir gecede 613 masum insanın canına kıyanların, düşmanlıklarının devamı olarak hukuki temelden yoksun şekilde ve tarihi çarpıtmalarla kendilerine soykırım yapıldığı iddiasında bulunduklarına işaret etti.

"Tarihçileri göreve çağırıyoruz" ifadelerini kullanan Aydın, tarihçilerin gerçeği görmek istemediğini ancak bu çarpıtmaların dünyada dayanağını yitirdiğini vurguladı.

Tarihi boyunca barışçıl ve insan yaşamının kutsallığını merkezine alan Azerilerin ve Türklerin masum sivilleri hedef alarak komşu ülkelerin işgalleri peşinde koşmadığını ifade eden Aydın, şunları kaydetti:

"Azeriler ve Türkler nereden, kimden gelirse gelsin insanlığın ortak yarası katliamın hep karşısında, terör mağdurlarının hep yanında yer alarak onların acısını hep birlikte paylaşmıştır. Dünyaya bu noktada bir çağrıda bulunmak istiyoruz, ölenler kim olursa olsun, terör nereden gelirse gelsin, kime karşı işlenirse işlensin, teröre karşı bütün dünyanın ortak ve samimi bir duruşa ihtiyacı var. Maalesef çevremizde tüm dünyada görüyoruz, ölenler Müslüman olunca 'körler ve sağırlar'ı oynayan bir dünya var. Şunu istiyoruz, nasıl ki Paris'te, Brüksel'de bir patlama oluyorsa bütün bir dünya, bu teröre karşı 'Je suis Paris, Je suis Brüksel' diyebiliyorsa, 'Je suis Hocalı, Halep, Ankara, İstanbul, Arakan' demek zorunda. Eğer terörü bitirmek istiyorsak bu samimi ve kararlı duruşa bütün dünyanın ihtiyacı var çünkü terör sadece bir ülkeye karşı değildir, insanlığa karşı bir suçtur."

Aydın, Hocalı katliamında hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına taziye dileğinde bulundu.

- "Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç var"

Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk Kazak Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, Azerbaycan'ın Hocalı köyünde sivil, kadın, yaşlı, çocuk ayrımı yapılmadan 613 kişinin Ermeniler tarafından hunharca katledildiğini hatırlatarak, bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşen soykırıma, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşların gereken özeni bugün olduğu gibi o tarihte de göstermediğini belirtti.

İslam ülkelerinde yaşanan insanlık dramı ve küresel terör olayları konusunda somut bir adım atmayan uluslararası kuruluşların bugün de gerekli çalışmaları yapmadıklarını ifade eden Yıldız, bu coğrafyalarda yapılan hak ihlallerine dünya ülkelerinin tek taraflı yaklaştığını, insanlık adına işlenen bu cinayetlere yeteri kadar ilgi duymadığını söyledi.

Yıldız, 20. yüzyılın insanlık tarihi açısından çatışmalar, savaşlar ve şiddet uygulamaları içinde geçen en kanlı dönemlerden biri olduğunu anımsattı.

İçinde bulunulan yüzyılın da 20. yüzyıldan farklı olacağına yönelik olumlu göstergelerin bulunmadığına işaret eden Yıldız, "İnsan haklarını koruyan ve garanti altına alan birçok uluslararası sözleşme, insanlığa karşı suçları önleme ve insan haklarını korumaya ilişkin kurallar ayrıntılı şekilde düzenlenmesine rağmen sonuçlar maalesef değişmemektedir." dedi.

İslam ülkelerinin, Türk dünyasının birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu vurgulayan Yıldız, farklı mezhepler ve cemaatler üzerinden sürdürülmeye çalışılan eylemlerin engellenmesinin, hoşgörü, insan sevgisi ve toplumsal barışın şekillenmesine zemin hazırlayan Türk-İslam dünyasının yetiştirdiği Hoca Ahmet Yesevi gibi önemli şahsiyetlerin ortaya koyduğu fikirlerin, daha yaygın olarak tanınması ve tanıtılmasından geçtiğini belirtti.

Türk-İslam medeniyetinin son yüzyıl içerisinde planlı olarak yıpratılmaya çalışıldığına dikkati çeken Yıldız, İslam ülkelerinin son yıllarda içinde bulunduğu bu olumsuz durumdan çıkması için yeniden güçlü bir dirilişe ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Yıldız, Hocalı katliaminda hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

                        Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Musa Yıldız ise Hocalı Soykırımı'nın 25. yılına ilişkin şunları kaydetti:
"Bu kara günde; Can Azerbaycan'ın Hocalı köyünde sivil, kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapmadan 613 kişi Ermeniler tarafından katledilmiştir. Bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşen Hocalı Soykırımı, hiçbir savunması ve gücü olmayan insanlara karşı gerçekleştirildi. Bu soykırıma Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşlar gereken özeni bugün olduğu gibi o tarihte de maalesef göstermemişlerdi. Bugün Suriye'de, Dağlık Karabağ'da, Arakan'da ve diğer Ortadoğu İslam ülkelerinde yaşanan insanlık dramı ve küresel terör olayları konusunda somut bir adım atamayan uluslararası kuruluşların, bugün de gerekli çalışmaları yapmadıklarını üzülerek görüyoruz. Bu coğrafyada yapılan hak ihlallerine maalesef dünya ülkelerinin tek taraflı olarak yaklaştığını, insanlık adına işlenen bu cinayetlere yeteri kadar ilgi duymadığını belirtmek istiyorum."
Yıldız, 20.yüzyılın insanlık tarihi açısından, çatışmalar, savaşlar ve şiddet uygulamaları içinde geçen en kanlı dönemlerden biri olduğunu savunarak, "Bu nedenle içinde bulunduğumuz yüzyılın da 20. yüzyıldan farklı olacağı yönünde şu ana kadar tek bir olumlu gösterge bulunmamaktadır. İnsan haklarını koruyan ve garanti altına alan birçok uluslararası sözleşme, insanlığa karşı suçları önleme ve insan haklarını korumaya ilişkin kurallar ayrıntılı bir şekilde düzenlemesine rağmen, sonuçlar maalesef değişmemektedir" dedi.
İslam ülkelerinin, Türk dünyasının birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğuna vurgu yapan Yıldız, "Farklı mezhepler, cemaatler ve tarikatler üzerinden sürdürülmeye çalışılan din dışı eylemlerin engellenmesi; hoşgörü, insan sevgisi ve toplumsal barışın şekillenmesine zemin hazırlayan Türk-İslam dünyasının yetiştirdiği Hoca Ahmet Yesevi gibi önemli şahsiyetlerin ortaya koydukları fikirlerin, daha yaygın olarak tanınması ve tanıtılmasından geçmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

    Tüm Haberler