Ümmetin Umudu

Haber Numarası: 1387184 Bölüm: Dünya
ترکیه

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, coşku ve heyecanın hâkim olduğu İlçe Başkanları Toplantısı’nda referandum sonuçlarını değerlendirdi ve millete çağrıda bulundu.

Tesnim Haber Ajansı - Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “İktidarın yolsuzluk, israf ve savurganlığa göz yumduğunu ve referandum sürecinde devletin imkânlarını kullandığına vurgu yaparak, “Efendim ne yapalım? ‘Halk bize destek veriyor, para var, biz de harcıyoruz.’ O zaman biz de halkımıza sesleniyoruz; uyanın, uyanın, uyanın! Yolsuzluk ve israf bir ülkeyi mahveder. Deniz bitti, artık ekonomide duvara tosladılar” diye konuştu.

Uyanın! Ekonomi duvara tosladı!

Saadet Partisi, 81 ilin ilçe başkanlarını Ankara’da iki günlük kampa aldı. Türkiye’nin dört bir tarafındaki ilçe başkanlarının, il müfettişleriniN ve teşkilat başkanlarının katılımıyla Büyük Anadolu Otel’de düzenlenen ‘İlçe Başkanları Toplantısı’ coşkulu bir şekilde icra edildi.

Coşku ve heyecanın had safhada olduğu programda Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, bir konuşma yaparak, ülkenin içinden geçtiği problemlerle ilgili millete çağrıda bulundu. İktidarın ekonomi politikalarının artık duvara tosladığını kaydeden Karamollaoğlu, ‘artık uyanın’ çağrısı yaptı.

İki seçimde toplam yaptıkları harcamaları iktidarın tek bir platform için harcamasını yerden yere vuran Karamollaoğlu, şu sözlerle millete seslendi: “Referandum sürecinden önce iki seçim atlattık. Bu iki seçim için taş çatlasın 20 milyonu bulmadı harcamalarımız. Referandumda zaten bir kampanya yürütmedik onun için de bir masrafımız olmadı.

Geçen bir yerde yapılan sadece bir platform için 20 milyon vermişler. Allah’tan korkun ya biz iki seçimi 20 milyona varmayan rakamlarla yürütürken, siz bir platformda bunun tamamını toprağa gömüyorsunuz ya. Efendim ne yapalım? ‘Halk bize destek veriyor, bizde para var, biz de harcıyoruz.’ O zaman biz de halkımıza sesleniyoruz; uyanın, uyanın, uyanın! Deniz bitti artık ekonomide duvara tosladılar.”

 Sağduyulu tavrınızdan dolayı tebrik ediyorum

 İlçe başkanlarına referandum sürecinde takındıkları sağduyulu tavırlarından dolayı teşekkür eden Karamollaoğlu, “Bir yönetim şekli değişikliğinden dolayı ülkenin gerilime sürüklenmemesi gerekir” dedi.

Tavrımızı hep yumuşak tuttuk. Bir karar verilecekse ‘milletimiz düşünerek karar vermelidir’ dedik. Birbirimizle kavga ederek, birbirimizi hasım görerek değil. Yarın Allah korusun daha büyük felaketlerle karşılaştığımızda birbirimizle kucaklaşarak atlatabilmek için. Bazıları ister istemez buna ayak uydurdu. Ama neticesinde istemesek de bazıları gerginliğe sebep oldu.

Özellikle bu süreçte ilçe başkanlarımızın hepsini teker teker tebrik ediyorum. Bu süreçte üzerinize çok geldiler. Size hakaretler, iftiralar atıldı ama hamd olsun siz bu gelişmeler karşısında asaletinizi, duruşunuzu bozmadınız. Ve bu memleketin ciddi problemlere sebebiyet vermeden bir referandum sürecini atlatmasına vesile oldunuz.”

Gelişmeleri doğru okuyamazsak zor süreçler bekliyor

Ülke ve bölge olarak tarihin en zor dönemlerinden birini yaşadıklarını belirten Karamollaoğlu, “İnsanlar genelde böyle kritik dönemlerden geçerken içinde bulunduğu şartları tam olarak idrak edemezler. Dünyada o kadar ciddi gelişmeler var ki bunların bize nasıl yansımalarının olduğunu, ileride hangi gelişmelere vesile olacağını, şimdiden kestirmek o kadar kolay değil. Doğu’da Güneydoğu’da birtakım çatışmalar, sıkıntılar var. Dünyanın her yerinde bir takım gelişmeler var. Bunlar birbirlerini etkiliyor, tetikliyor. Bundan dolayı da işin nereye gideceğini bilmemiz lazım. Bu hadiseleri bir bakıma manipüle eden planlayan, kendi arzu ettikleri hedefe ulaşmak isteyen bazı güç odakları var.

Biz bunun farkına varamazsak, özellikle ülkemizi yönetenler, halkın desteğiyle işbaşına gelenler, üzerlerine düşen görevi yerine getiremezler ve bu gelişmeleri doğru okuyamazlarsa bizi önümüzde tahmin edemeyeceğimiz zor günlerin beklediğini bilelim” diye konuştu.

OHAL devam ederse adı ‘Baskı Rejimi’ olur

15 Temmuz darbe kalkışmasından sonra suçlu ile suçsuzu ayırt etmek için olağanüstü hal ilan edildi. Adı üstünde olağanüstü hal. Geçici bir süre işlerin akamete uğramaması için OHAL’le yönetebilirsiniz ülkeyi ancak olağanüstü hal olağan hale gelirse olmaz, buna kimse rıza gösteremez. Memleketi siz uzun bir süre olağanüstü hal ile idare etmeye kalkarsanız, bunun adına ‘baskı rejimi’ derler, ‘zorbalık’ derler.

Kısa bir süre içerisinde bu problemi çözemeyip OHAL’i uzatırsanız ‘beceriksiz’ derler. Sonra siz OHAL’i bahane ederek, OHAL’le ilgisi olmayan her konuyu elinize aldığınız yetkiyle çözmeye kalkarsanız, sürekli KHK çıkarırsanız siz bu memlekete kötülük yaparsınız ama daha çok kendinize kötülük yapmış olursunuz. Bu mücadele çok yönlü olarak ele alınmalı ve haksızlığın bir an önce giderilmesi lazım.

Sonuç bıçak sırtı kendinize gelin!

Geriye kalan 48,5 beni ilgilendirmez diyemezsin, ilgilendirir. Bu bir bıçak sırtı; bir taraf 51 diğer taraf 49 diyemezsin tam tersi de olabilirdi. ‘Hayır’ çıksa belki bir masanın etrafında oturup, daha iyisini yapabilirdik. Ama o zaman da her menfi olayda bu arkadaşlar kalkıp bizi suçlarlardı. Öyle bir sonuç çıktı ki artık bütün mesuliyet onların. Bundan sonra bakacağız bakalım problemler çözülecek mi çözülmeyecek mi? Çünkü öyle bir imaj vermişlerdi ki; ‘sandıktan bir geçsin bütün problemlerimiz çözülecek.’ diye sanki ellerinde sihirli bir değnek varmış gibi.

E bir hafta oldu nerdeyse, hangi problem çözüldü bilmiyorum? Eğer tavırlarını değiştirmezlerse, kendi gibi düşünenleri ve düşünmeyenleri bir tutmazlarsa, dünyadaki gelişmeleri doğru okuyamazlarsa, oynanan oyunların arkasında kim var? Onu göremezlerse emin olun o zaman çok daha büyük gelişmelerle karşı karşıya kalırız.

Devlet iflas eder

“Yolsuzluk ayyuka çıktı. Hükümet bu yolsuzluk, israf ve savurganlık meselesi ile özel olarak ilgilenmezse bunlar artar eksilmez. Yolsuzluk, elinde yetki bulunan insanların bu yetkileri kötüye kullanmasıdır. İster belediyelerde ister kamu kurumlarında olsun birçok ihale yapılıyor. Eskiden kamera önünde yapılıyordu şimdi ise kapalı kapılar ardında yapılıyor.”

Bu ihalelerin nasıl yapıldığından kimsenin haberi yok. Tak diye birilerine veriliyor. Kim girdi, ne kadar verdi? Bilen yok. Bu ihalelerin tek tek soruşturulması icap eder. Bu iş böyle giderse bu devlet iflas eder. Ayakta duramaz. Sadece yolsuzluk değil, israf var, savurganlık var.

Henüz değişen bir şeyin olmadı

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, bir otelde düzenlenen Saadet Partisi İlçe Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, halk oylamasındaki çalışmalarından dolayı ilçe başkanlarını tebrik etti. Halk oylamasından sonra hükümete büyük görevler düştüğünü belirten Karamollaoğlu, başkanlık sisteminin halk oylamasından geçtiği halde henüz değişen bir şeyin olmadığını savundu.

Ülkenin en önemli probleminin, kamplaşma, kutuplaşma, birbirini kucaklayamamak olduğunu öne süren Karamollaoğlu, bunun öncelikli olarak çözülmesi gerektiğini söyledi.

Bir diğer problemin de terör sorunu olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, 15 Temmuz darbe girişiminde millet, emniyet, ordu arasında sağduyulu insanların ortaya çıktığını, böylece kalkışmanın akamete uğradığını dile getirdi.

Karamollaoğlu, "Bu terörle kalkışmayla olan mücadelenin çok boyutlu ele alınması, haksızlıkların bir an önce giderilmesi ve terörle mücadelede terörden mağdur olan bölgelerin her yönüyle ekonomisi, eğitimiyle psikolojik durumuyla bütün olarak ele alınması gerekir. Oradaki halkın haleti ruhiyesini anlayamazsanız, oradakileri ya dost ya düşman gibi görmeye kalkarsanız, bu problemi 50 sene geçse bile çözemezsiniz." diye konuştu.

Darbe girişiminin ardından olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiğini ifade eden Karamollaoğlu, OHAL'in halk oylaması sırasında ve sonrasında sürdürülmesini de eleştirdi.

Karamollaoğlu, ülkenin bir başka probleminin de "yolsuzluk" olduğunu ileri sürerek, yolsuzlukla mücadele konusuyla hükümetin özel olarak ilgilenmesini, aksi halde sorunların çözülemeyeceğini belirtti.

Belediyelerde fazlasıyla israf yapıldığını savunan Karamollaoğlu, kendilerinin parti olarak iki seçimde en fazla 20 milyon liralık masraf yaparken, bu konuda iktidarın yaptığı masraflara dikkati çekti.

Türkiye ekonomisinin de son zamanlarda kötüye gittiğini ve borçların arttığını iddia eden Karamollaoğlu, "Bundan sonra bu hükümet Türkiye'nin problemlerini çözemez. Zaten milletimiz de uyandığı için eğer yetki verdiyse tam sınırda verdi. Normal şartlarda onlar çok daha yüksek bir 'evet' bekliyorlardı, tutmadı. Niye? Millet yavaş yavaş da olsa düşünmeye, yorum yapmaya, kıyaslamaya başladı. Bu bizim için en büyük ümit vesilesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomide işsizlik, cari açık ve dış ticaret açığı sorunlarının halen çözülemediğine işaret eden Temel Karamollaoğlu, bu problemler çözülmeden ekonominin düzelmeyeceğini öne sürdü.

"Biz güçlü bir ülke haline geleceğiz"

Hükümetin dış politikadaki tutumunu da eleştiren Karamollaoğlu, "Biz güçlü bir ülke haline geleceğiz. Ekonomik programımızın tamamını Türkiye'yi güçlendirecek yatırımlara tahsis ederek gerçekleştireceğiz. Bizi güçlendirecek, ihtiyacımız olan ne varsa tarımdan ilaca, gübreden silaha kadar her şeyi biz kendimiz imal edeceğiz. Oturduğunuz yerde batılıların size dikte ettirdiği projelerle Türkiye güçlenmez. Dış politikada etkili olmak için gücünüz olacak." dedi.

İslam Birliği

"Biz İslam birliğini yeniden tesis edeceğiz. İran'dan başlayacağız." ifadesini kullanan Karamollaoğlu, bu konuda Türkiye üzerinde oyunlar oynandığını söyledi. Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye burada başkalarına ağabeylik etmek için değil ama önderlik edebilir. Gayret gösterip herkesi bir araya getirebilir. Bunun ilk adımı D-8'ler olacaktır. Nüfusu 1 milyarın üzerinde olan bu 8 ülke yeniden bir araya getirilecek. Yeniden başlarken ilk adımı İran'la kurun. Şu anda bütün Batı, Türkiye ile İran'ı birbiriyle kapıştırmak istiyor. Onlar bunu istiyorsa biz bu oyunu bozacağız. Bu dostluğu pekiştireceğiz. Eğer böyle bir konuyu ihmal ederseniz Ortadoğu'nun, Türkiye'nin, İslam aleminin mahvına sebep olursunuz."

    Tüm Haberler