Amerika Ve İsrail’in Suriye’yi Bölme Planında Ürdün’ün Rolü Nedir?

Haber Numarası: 1387548 Bölüm: Görüş/Röportaj
پادشاه اردن وترامب

Suriye ve Ürün arasındaki medya savaşı, Suriye’nin Umman’ı Ürdünlü kuvvetleri Suriye’nin güneyine sokmaya çalışmakla suçlamasıyla alevlendi ve Umman bu suçlamayı tamamen yalanladı.

Tesnim Haber Ajansı - Rey El-Yevm Gazetesi Baş Editörü Abdel Bari Atvan Ürdün ve Suriye’nin medya savaşına değinerek şunları yazdı: ‘Bu savaş, Suriye’nin Umman’ı kuvvetlerini Suriye’nin güneyine girdirmek için Amerika’nın planında rol oynamakla suçlamasının ardından alevlendi ve bu iddia Umman tarafından tamamen yalanlandı.

Suriye ve Ürdün arasındaki görülmemiş medya savaşı

1982 yılında Hama olayından sonra Ürdün ve Suriye arasındaki ilişkilerin gerginleşmesinin, Ürdün’ün Suriye hükümetine karşı ayaklanan Suriyeli İhvan-ı Müslimin liderlerine ev sahipliği yapmasının ve 20 ile 30 bin arasında kişinin ölümüne neden olan ordu ile şiddetli çatışmaların yaşamasının ardından, Ürdün ve Suriye şiddetli bir medya savaşının içine girdi.

Bu çatışmalar, Beşşar Esad’ın Sputnik’e verdiği röportajda, Ürdün’ün Amerika’nın planı çerçevesinde Ürdünlü kuvvetleri Suriye’nin güneyine girdirebilmek için ortam oluşturduğuna dair ellerinde onaylanmış bilgilerin olduğunu açıklamasının ardından başladı.

Beşşar Esad bu açıklamaların da ötesine geçerek, ‘Ürdün bir ülke değil ve Amerika’nın Suriye’ye karşı kullanmak istediği bağımsız karar alabilme konusunda şüphelidir’ dedi.

Bu açıklamalar Ürdün Hükümeti resmi Sözcüsü Muhammed El-Mumini’nin tepkisine neden oldu.

Ürdün ve Suriye arasındaki medya savaşında ve iki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanan beklenmedik patlamada iki ana konu dikkate alınmalıdır:

İlk olarak: Ürüdün hükümetinin Amerika’nın Suriye savaş uçaklarının İdlib eyaletinde Han Şeyhun şehrine kimyasal saldırı düzenlediği yönündeki tutumunu desteklemesidir ve Amerika Başkanı Donald Trump, bu suçlamaya dayalı olarak Suriye’deki Şayrat Havaalanını bombalamıştır.

Suriye’deki federalizm planlarının Dera’dan başlaması

İkinci olarak: Bazı Suriye medyası tarafından Suriye’nin güneyindeki Dera, Suveyda ve Kuneytra’da bağımsız bölgelerin oluşturulmasını kapsayan plana dayalı “Horan” olarak bilinen senedin ortaya çıkmasıdır.

Suriye Hükümeti bu planda Ürdün’ün rolü olduğuna inanmaktadır. Çünkü bu bölgeler Ürdün ile ortak sınırı bulunan bölgelerdir ve Suriye kuvvetlerinin ve Hizbullah askerlerinin bu bölgelere yeniden dönmesine ve bu bölgeleri Golan ve Filistin’e karşı operasyon üssü olarak kullanmasına izin verilmemesi esasına dayalı Amerika ve İsrail anlaşması bulunmaktadır.

Bu senedin en tehlikeli noktası, Suriye’de federalizmin başlangıcı olarak Dera’da bağımsız bir bölgenin oluşturulmasıdır.

Bu konuda, Suriye ordu kuvvetlerinin Halep şehrinin daha sonra da Palmira’nın kurtarılmasındaki başarısının ardından şimdi gözler Dera şehrine çevrilmiştir ve bu şehrin büyük bir kısmı Suriye’nin kontrolü altında değil, yerel silahlı kabile grupları, IŞİD, Tehrir-i Şam ve Nusra Cephesinin nüfuzundadır.

Dera’da askeri mevzilerin artma ihtimali

Ürdün’ün kuzey sınırlarındaki bu eyaletlerde önümüzdeki günlerde askeri mevzilerin artacağı öngörülmektedir. Çünkü İsrail ordusu Suriye topraklarındaki bazı mevzileri cuma günü hedef alacaklarını açıklamıştır.

Konuyla ilgili olarak Suriye hükümeti tarafından yayınlanan resmi bir bildiriye göre, Suriye ordu kuvvetlerinin terörist grupların bu bölgeye nüfuzuyla mücadelesinin ardından, Suriye’nin Han Ernebe kasabasındaki askeri bir mevziisi hedef alınmıştır.

Suriye’nin Ürdün’ü, Dera eyaletine askeri müdahalede bulunmak ve Trump’ın verdiği sözlere dayalı olarak burada bağımsız bölgeler oluşturmak için buraya hakim olmak adına Amerika’nın planına katılmakla suçlaması doğruysa, Suriye ve Ürdün arasındaki medya savaşı gelecek haftalarda ya da gelecek aylarda daha da artacaktır ama Ürdün’ün bu suçlamaları kökünden yalanlayan ifadeleri doğruysa, büyük bir ihtimalle bu medya savaşı daha sakin bir hal alacaktır.

Ürdün Suriye’nin güneyinde zor tercihler yapabilir

Beklemek ve ani yargılarda bulunmaktan kaçınmak gerekir. Her ne kadar İsrail ve Amerika’nın Suriye’nin güneyindeki tutumunun şiddetleneceği ihtimalinin çok yüksek olduğuna inansak ta eğer olayın süreci bu yöne doğru giderse Ürdün çok zor tercihlerle karşı karşıya kalacaktır.’

    Tüm Haberler