Nekbe Günü Asla Unutulmayacaktır

Haber Numarası: 1413491 Bölüm: Görüş/Röportaj
روز نکبت

Ruhullah Zad, Nekbe gününün anılmasının Siyonist Rejim'in köklü ve tarihi geçmişi olan bir millete karşı işlediği cinayetler konusunda tüm dünyaya bir uyarıdır.

Tesnim Haber Ajansı - Batı Asya Konuları Uzmanı ve Filistin Halkını Savunma Topluluğu Siyasi Komisyonu Başkanı Ahmet Rıza Ruhullah Zad Tesnim Habere verdiği röportajda; Nekbe gününün yıldönümü ve Siyonist Rejim'in işlediği cinayetlerin bugünde tekrar hatırlanmasının önemi hakkında "Nekbe günü asla zamana yenik düşmeyecektir" vurgusunda bulunarak şu açıklamalarda bulundu: Siyonist Rejim aslında uluslararası bir Siyonist sömürü hareketine bağlı uluslararası bir komplo kapsamında şekillenmiştir. Bu hareketin başlangıcı dönemin Büyük Britanya dışişleri bakanı tarafından yapılan Balfour Bildirisi'dir.

Bu bildiride şu ifadeler kullanılmıştı: Büyük Britanya hükumeti Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurmaya hazırlanıyor. Büyük Britanya ordusu bu amaçla Filistin topraklarını işgal etmiştir.

Ruhullah Zad daha sonra 1922 yılında Büyük Britanya'nın Birleşmiş Milletler'den Filistin Mandasını almasına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: Büyük Britanya, Filistin'i işgal ettikten 3 gün sonra dünyanın dört bir yanındaki Yahudileri toplayarak Filistin'e getirdi. Bu kişiler eğitildiler ve örgütlendiler. Bu kişilere askeri teçhizat da sağlandı. Böylece birçok terörist grup oluşmuş oldu ve bu gruplar daha sonra Siyonist Rejim'in şu anki ordusunu oluşturdu. Bu ordu tarafından bugün işlenen cinayetlerin kökü işte bu terörist hareketine dayanmaktadır.

Batı Asya Konuları Uzmanı açıklamalarının devamında Büyük Britanya'nın Yahudilerin güçlenmesi ve Filistinlilerin silahsızlandırılmasının ardından Filistin'deki görevlerinin sona erdiğine ilişkin açıklamasına işaret ederek şu ifadeleri kullandı: Büyük Britanya Filistin'i boşaltmakla meşgul olduğu dönemde kendi ordusunun bir kısmını Siyonist Rejim'in hizmetine sundu. Siyonistler de Filistinlilere karşı kapsamlı bir katliam başlattı. Bu olayın ardından yaklaşık 8 bin Filistinli evsiz kaldı.

Rıza Ruhullah daha sonra, "Siyonist Rejim Nekbe gününde kanunsuz bir şekilde, ırkçı soykırım ve katliamlar üzerine kurulmuştur," vurgusunda bulunarak sözlerini şöyle sürdürdü: Bu konu Filistin tarihinde ve tüm Müslümanların tarihindeki acı bir olaydır. Doğrusu Filistinliler bugünü Nekbe günü (felaket günü) olarak adlandırmışlardır; çünkü bu günde Siyonist Rejim'in uzun yıllar boyunca hazırladığı komplo planı uygulandı. Bu olay bir milleti üzücü bir şekilde evini terk etmeye ve dünyanın dört bir yanına dağılmaya mecbur bıraktı.

Filistin halkını savunma topluluğu siyasi komisyonu başkanı açıklamalarının devamında, Siyonist Rejim'in kurulduğu günden bugüne kadar bölgedeki huzursuzluğun ve istikrarsızlığın kaynağı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: Bölge halklarının paraları bu olayın ardından arttı ve Batı camiası ile aralarında büyük bir fark oluştu. Bu nedenle Siyonist Rejim gayri meşru bir rejimdir çünkü bölgeyi sömürmek için kurulmuştur. Bu kanunsuz rejime karşı mücadele etmek, herkes için özellikle bölge halkı için zorunlu bir görevdir.

Batı Asya Konuları Uzmanı daha sonra Siyonist Rejim'in bölgedeki etkisinin devamına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: Siyonist Rejim'in bölgedeki sömürüsü dünyanın dört bir yanında güvenliği tehlikeye atabilir. 1948 ve 1967 yılında işgal edilmiş topraklarda yaşayan Filistinliler tarafından Nekbe gününün düzenlenmesi Filistinlilerin haklarını gündeme getirmektir. Filistin'in işgal edildiği günde,  bazı Batı ülkeleri ile Siyonist Rejim'in bölgedeki ve uluslararası müttefiklerinin yaptıkları unutulmayacaktır.

Ruhullah Zad son olarak, Nekbe gününün anılmasının Siyonist Rejim'in köklü ve tarihi geçmişi olan bir millete karşı işlediği cinayetler konusunda tüm dünyaya bir uyarı olduğu vurgusunda bulunarak şu ifadeleri kullandı: Bu tehlikeli varlığın oluşturduğu tehlike yayılabilir; bu nedenle bu tehlike uluslararası işbirliği ile uzaklaştırılmalıdır. Elbette Siyonist Rejim'in batıl bir yolla kurulduğunu unutmamak gerekir. Nitekim Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyruluyor: "إِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا" Şüphesiz batıl yok olmaya mahkumdur. Uluslararası işbirliği ve Siyonist Rejim'in uygulamalarına karşı direnmek ve mücadele etmek bu yok oluşun daha çabuk gerçekleşmesini sağlayacaktır.

    Tüm Haberler