Suud Rejimi İsrail Düşmanlığını İran Karşıtlığı Haline Getirdi

Haber Numarası: 1454660 Bölüm: Görüş/Röportaj
حسن حب الله

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei bayram namazı hutbesinde İslam alimlerinin ve aydınlarının Yemen ve Bahreyn’de yaşananlarla birlikte Filistinlin meselesinin unutulması ve Müslümanların vahdetini bozmaya yönelik faaliyetlere karşı cephe almaları gerektiğini vurgulamıştı. Bu bağlamda Hizbullah’ın Filistin sorumlusu Hasan Habibullah, Tesnim Haber Ajansına bölgesel gelişmeler ve Filistin meselesi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Tesnim Haber Ajansı - Hasan Habibullah açıklamalarında ilk olarak Amerika ve Siyonist İsrail rejiminin bölgedeki rolüne işaret ederek; “Amerika ve İsrail Müslümanların vahdetini ortadan kaldırarak İslam’ı parçalamak için bölgesel programlar hazırlamaktalar. Onlar kendi programlarını Müslümanlar arasındaki eskide kalmış hurafe ve sapkın düşünceler ile hayata geçirmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

Aynı zamanda Hizbullah’ın ordu bünyesinde olan Hasan Habibullah, kemikleşmiş tekfirci Müslümanların kendi çıkarları için siyonistleştiklerine işaret ederek; “Müslümanların vahdetini ortadan kaldırmak için yüklü miktarda paralar ortaya koydular. Bunun sonucunda bizler; Yemen, Libya, Bahreyn ve Suriye’de tekfirci Müslümanların bu ülkeleri zenginleştirmek ve kalkındırmak yerine paralarını Siyonist rejim çıkarları için bu ülkeleri yıkmak ve yok etmek için kullandıklarına şahit olmaktayız” açıklamasını yaptı.

Açıklamalarının devamında Filistin meselesine işaret eden Hasan Habibullah, Siyonist rejim ile ilişkilerini normalleştiren ülkelerin asıl amaçlarının ortaya koydukları hazineleri korumak olduğunu vurgulayarak “bu gruplar aynı zamanda direniş hareketleri ile savaşmaktalar. Çünkü direniş, İslam toplumunu uyandırmakta ve bilinç vermektedir” ifadelerini kullandı.

“Bu rejimlerin direniş cephesine karşı İslam düşmanları ile işbirliği yapmaları doğaldır. Söz konusu Arap rejimleri daha önce de İsrail rejimi ile gizli şekilde ilişkilerini sürdürmekteydiler. Bugün ise bu ilişkileri artık gizlememekteler” diyen Hasan Habibullah, başta Suud rejimi gibi ülkelerin Lübnan ve Filistin direnişini engellemek için yüklü miktarda para harcadığını belirterek “Onlar, Siyonist rejim ile savaşta şehit olan mücahitlerin akan kanlarına ortaktır” dedi.

Hasan Habibullah, açıklamalarının devamında saray darbesi ile Suud rejiminin yeni veliahdı olan Muhammed bin Selman’ın, devam eden Yemen işgali üzerindeki etkisini değerlendirerek; “Suud rejiminin Yemen işgali insani ve İslami açıdan kınanması gereken bir durumdur. Yemen hali hazırda; ekonomi, sağlık ve diğer birçok alanda büyük sorunlar ve acılar yaşamakta. Suud rejimi, Yemen işgali ile hiçbir şey elde edemeyecektir” dedi.

Muhammed bin Selman’ın yeni veliaht olması ile çok büyük değişikliğin yaşanmayacağını kaydeden Hasan Habibullah, Suud rejiminin işgalinden şüphesi olanların ancak bu şekilde rejimin gerçek yüzünü görebileceklerini ifade ederek; “İslam dünyasında ve Arap ülkelerinde 70 yılı aşkındır tek düşman Siyonist İsrail rejimi iken Suud rejimi bu gerçeği tahrif ederek İsrail’e karşı olan cepheyi İran ve direniş cephesine yöneltti. Müslümanlar ve Araplar Siyonist İsrail yerine İran’a karşı cephe aldılar. Buna rağmen yenildiler ve bugün Arap dünyasında İran değil İsrail yine düşman olarak görülmektedir” ifadelerini kullandı.

Hizbullah’ın Filistin sorumlusu Hasan Habibullah, Suud rejiminin Tahran’da gerçekleşen terör saldırısı ile bağlantısı ve IŞİD terör örgütüne verdiği desteğe değinerek; “Tahran’da gerçekleşen terör saldırısının bağlı olduğu ideoloji ve düşünce, bugün Suudilere ve vahabilere aittir ve onlar tarafından mali destek görmektedir. O nedenle de Tahran’da ve diğer İslam coğrafyasında gerçekleşen terör saldırılarında Suudilerin doğrudan ve dolaylı olarak rolü vardır. Suud rejimi, Trump, Netanyahu ve batının İslam dünyasındaki karargahıdır” açıklamasını yaptı.

Hasan Habibullah aynı zamanda Bahreyn halkının Al-i Halife rejimine karşı barışçıl gösterilerine değinerek; “Bahreyn’de başlayan barışçıl gösteriler tüm barış yanlısı dünya halklarının Al-i Halife rejimini rüsva eden itirafıdır. Çünkü Bahreyn halkı hiçbir şekilde Al-i Halife rejimine karşı barışçıl gösterilerinde teröre ve silaha başvurmamıştır” dedi.

“Bahreyn halkı meydanlarda rejimin zalim olduğunu haykırarak hakları olanı rejimden istemişlerdir” diyen Hasan Habibullah, Bahreyn’de rejimin halkına saygı duymasını ve iktidarın tek bir hanedana ait olamamasını istediklerini vurgulayarak; “Al-i Halife rejimi Körfez ülkeleri tarafından desteklenmektedir. Dünyaya kendilerini insan hakları yanlısı ve demokrasi taraftarı olarak gösterenler Bahreyn halkının demokratik talepleri karşısında sessiz kalmış ve zalim rejime her tülü desteği vermişlerdir. Bahreyn’de zafer, tüm zorluklara rağmen barış isteyen halkın olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Tüm Haberler