Öztürk Yılmaz: IKBY'deki Referandumun Ardından Irak'ta Büyük Çaplı Bir Savaş Yaşanabilir

Haber Numarası: 1501755 Bölüm: Dünya
Yılmaz Öztürk ییلماز اوزتورک ترکیه

Türkiye'nin, Habur Sınır Kapısı ile bölgesel Kürt yönetimi bölgesini zenginleştirdiğini ve büyüttüğünü dile getiren Öztürk Yılmaz, Irak ile doğrudan bir sınır kapısının da kurulması ve Suriye ile Zaho'nun kesiştiği noktada bulunan Ali Rıza Bey Sınır Kapısı'nın açılması gerektiğini ifade etti.

Tesnim Haber Ajansı - CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) 25 Eylül'deki bağımsızlık referandumundan vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, "Irak'ta bayram sonrası dönemde ciddi siyasi olaylar yaşanacak." dedi.

Yılmaz, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Irak Bölgesel Kürt Yönetimince yapılması planlanan bağımsızlık referandumuna değinerek, Mesut Barzani'nin, uluslararası toplumun bunca uyarısına rağmen bunda ısrar etmesinin ve bu yönde adım atacağını sürekli tekrarlamasının bölgedeki tansiyonu iyice artırdığını söyledi.

Bağımsızlık referandumunun, Irak'ın anayasal bütünlüğüne aykırı bir adım olduğunu vurgulayan Yılmaz, bölgesel Kürt yönetiminin kendi iç anayasasında da bu yönde herhangi bir hükmün bulunmadığına dikkati çekti.

"Irak'ta bayram sonrası dönemde ciddi siyasi olaylar yaşanacak." iddiasında bulunan Yılmaz, Irak Parlamentosu'nun, Kerkük Valisi Necmettin Kerim'i muhtemelen görevden alacağını savundu.

Telafer operasyonunun bitmesinin ardından buradaki Irak kuvvetleri ile Haşdi Şabi unsurlarının Kerkük'e kaydırılacağını ve bu harekatın da bağımsızlık referandumu ile aynı döneme denk geleceğini ifade eden Yılmaz, "Burada bir Arap, Türkmen ve Kürtleri içine alacak ve bölgeye yayılacak büyük çaplı bir savaş yaşanabilir. Bu maalesef gözardı ediliyor. Umarız bu yanlıştan dönülür." diye konuştu.

Referandumun, Barzani tarafından bir koz olarak kullanıldığının altını çizen Yılmaz, "İş bu noktaya neden geldi? Siz, Barzani'nin altına kırmızı halı sererseniz, ona her türlü övgüler dizerseniz, Diyarbakır'da Barzani'yi çıkarıp orada halkın, ahalinin huzurunda onu överseniz, sonuçta da iş bu noktaya geldiğinde de ses çıkaramazsınız doğru dürüst. Türkiye'nin şu andaki tepkisi göstermeliktir." değerlendirmesinde bulundu.

Bölgesel Kürt yönetimi sınırları içerisinde yer almayan il ve ilçelerin de bağımsızlık referandumu kapsamına alındığına dikkati çeken Yılmaz, bölgesel Kürt yönetimi bölgesinden günlük 650 bin varil petrol çıkarıldığını, bunun da yüzde 90'lık kısmının Kerkük'ten elde edildiğini söyledi.

Bölgesel Kürt yönetiminin günlük 400-450 bin varil kaçak petrolü ya kendisinin kullandığını ya da bölge ülkelerine sattığını ileri süren Yılmaz, Musul ve Kerkük'teki petrol bölgelerine konmadan, Irak'ta herhangi bir bölgenin bağımsız olarak ayakta kalabilmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Türkiye'nin, Habur Sınır Kapısı ile bölgesel Kürt yönetimi bölgesini zenginleştirdiğini ve büyüttüğünü dile getiren Öztürk Yılmaz, Irak ile doğrudan bir sınır kapısının da kurulması ve Suriye ile Zaho'nun kesiştiği noktada bulunan Ali Rıza Bey Sınır Kapısı'nın açılması gerektiğini ifade etti.

"Hükümet cevabını Sayın Bahçeli'ye vermiş oldu"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Irak'taki bağımsızlık referandumunun savaş sebebi sayılmasına ilişkin sözleriyle ilgili değerlendirmesi sorulan Yılmaz, "Başbakan, MHP Liderinin sürekli desteklediği AKP'nin Başbakanı, daha 24 saat geçmeden bu açıklamanın üzerinden, 'Bu, savaş sebebi sayılmaz.' dedi. Dolayısıyla o açıklamayı, MHP Liderinin, hükümete dönük yaptığını düşünüyoruz. Hükümet de onun cevabını doğrudan basın üzerinden Sayın Bahçeli'ye vermiş oldu." diye konuştu.

CHP olarak Irak'ın toprak bütünlüğünü desteklediklerini belirten Yılmaz, şunları kaydetti: "Bugün 'Bir ülkede iç kargaşalık çıkarsa fırsatçılık kollayan güçler hemen bağımsızlığa gider.' diye bir hüküm yok. Uluslararası meşruiyet açısından sakat. O nedenle biz bu bağımsızlık referandumundan vazgeçilmesini, bunun bölgede tansiyona yol açacağını söylüyoruz. Ama bizim Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile ilişkilerimiz devam edecek. Irak'ın toprak bütünlüğü içerisinde gelişmesini, zenginleşmesini biz de isteriz. Ayrıca unutmayalım, her halkın elbette bağımsızlık özlemi, talebi olacaktır. Ama bir de ulusların, devletlerin toprak bütünlüğü var, uluslararası hukuk var ve meşruiyet sorunu vardır. Bu ikisini birlikte değerlendirmek lazım."

    Tüm Haberler