Türkiye Sınırında Amerika Tarafından Yaşanan Hareketlerle, Suudi Bir Yetkilinin Rakka’ya Gerçekleştirdiği Ziyaret Arasındaki İlişki

Amerika’nın Suriye’de terörist gruplardan oluşan bir ordu kurması ile Arabistan’ın Körfez Konuları Danışmanı Samir el-Sahban’ın Rakka’ya gerçekleştirdiği ziyaret arasında bir bağlantı vardır.

Türkiye Sınırında Amerika Tarafından Yaşanan Hareketlerle, Suudi Bir Yetkilinin Rakka’ya Gerçekleştirdiği Ziyaret Arasındaki İlişki

Tesnim Haber Ajansı - Amerika’nın Suriye’de terörist gruplardan oluşan bir ordu kurması ile Arabistan’ın Körfez Konuları Danışmanı Samir el-Sahban’ın Rakka’ya gerçekleştirdiği ziyaret arasında bir bağlantı vardır.

Kasım ayında, Arabistan’ın Körfez Konuları Danışmanı Samir el-Sahban’ın, yenilerde IŞİD’den kurtarılan Rakka’ya gideceği haberleri yayınlanmıştı. Samir daha önce, Saddam Rejiminin devrilmesinden sonra Arabistan’ın Bağdat’taki ilk Büyükelçisiydi ama Irak’ın iç işlerine müdahalede bulunması ve bu ülkede etnik ve dini olarak fitne çıkarması nedeniyle, halkın itirazları ve Irak hükümetinin talebi doğrultusunda bu ülkeden gönderildi.

Sahban’ın Rakka’ya gerçekleştirdiği ziyaret, bu şehrin gerçek bir savaşla değil, Amerika ve müttefikleri ile IŞİD terör örgütü arasındaki bir anlaşmada Suriyeli Kürtlere verildiği ve IŞİD’in bazı üyelerinin Şam hükümet güçleri ile savaşmak için Deyrizor’a doğru hareket ettiği ve bir kısmının da Amerika kuvvetlerine bağlandığı bir durumda gerçekleşti. Güvenilir kaynakların haberine göre, bu Suudi yetkilinin Rakka’ya gerçekleştirdiği ziyarette, sözde IŞİD’e karşı Amerika Koalisyonundan Amerika Başkanının özel temsilcisi ona eşlik etti ve bu iki yetkili Rakka’da, Suriye Demokratik Kuvvetleri komutanları ile gizli görüşmelerde bulundu.

Bu görüşmeden sonra bazı raporlar yayınlandı ve bu raporlarda, Suriyeli Kürt komutanların, halkının büyük bir kısmı Arap olan Rakka’da nüfuzlarını genişletmek için bölgedeki arazileri iki misline satın almaya başladığı ve bu eylemin Arabistan’ın paralarıyla gerçekleştiğinin tahmin edildiği belirtildi. Ama burada soru şu, “Hangi amaçla?” Hiç şüphesiz, Suriye merkezi hükümetinin zayıflamasıyla birlikte yaşanacak olaylardan biri, Kürtleri kışkırtmak ve onları bölücü sloganlar atmaya doğru yönlendirmektir. Diğer bir taraftan da Suriye topraklarında bir köklerinin olmaması ve Türkiye’nin baskısı nedeniyle Suriye’ye göç etmiş olmaları gibi Kürtlerin zayıf noktaları, Amerika’ya Suriye’deki stratejisini değiştirerek, Kürtleri kullanma ve bir kez daha onları direniş eksine karşı planlarının kurbanı etme fırsatı verdi.

Öyle görünüyor ki, Samir el-Sahban’ın Rakka’ya gerçekleştirdiği ziyarette bu senaryo planlandı ve Amerika Kürtlere, Türkiye sınırında bağımsız bir devlet kurmalarını destekleme sözü verdi ve Arabistan’da her zamanki gibi, bu planın uygulanmasını finanse etme sorumluğunu üstlendi.

Kürtlerden ve terörist gruplardan oluşan bir ordu kurmak, bu senaryonun bir parçasıdır ve önümüzdeki günlerde Amerika, Arabistan ve Siyonist Rejimin desteği ve baskısıyla, İdlib’de konuşlanan teröristler de bu 30 bin kişilik orduya katılacaktır. Özellikle de Arabistan, Nusra terör örgütünün terörist gruplar listesine alınmaması konusunda yoğun çaba göstermiştir.

Böyle bir ordunun kurulmasının amacı, hiç şüphesiz daha önce meşru olmamaları dünyayı ayağa kaldıran terörist gruplar tarafından gerçekleştirilemeyen Suriye’deki hedeflere ulaşmaktır ama bu defa Amerika- Suudi ve Siyonist ekseni, Kürtleri kullanarak bu hareketlerini meşrulaştırmaya çalışmaktadır.

Böyle bir durumda kesinlikle Türkiye’nin de ulusal güvenliği fazlasıyla zarar görecektir ve aslında Türkler de Amerika- Suudi- Siyonist plan nedeniyle tehlike ile karşı karşıya kalacaktır.

Suriyeli Kürtler de böylesi bir durumda kanlı ve karanlık bir gelecekle karşı karşıya kalacak ve Kürtler bu planın kurbanları olacaktır.

Kuşkusuz onlar, Mesut Barzani’nin Kuzey Iraktaki ayrılıkçı rüyaları karşısında komşu ülkelerin tepkisini görmüşlerdir ve onların, bölgenin asla ayrılma ve bölünme kapasitesine sahip olmadığını anlamış olmaları ve bu yolda herhangi bir harekete şiddetle karşılık vermeleri beklenmektedir. Onlar, Amerika- Suudi- Siyonist planlarda yer almanın ve inadın hiçbir şekilde lehlerine olmadığı dersini almış olmaları gerekir.’

İlgili Haberler
En Çok Okunan Dünya Haberler
En Önemli Dünya Haberler
En Çok Okunan Haberler