جام جهانی 2022 قطر
 

ABD İle İsrail’in Doğu Akdeniz’deki Doğalgaz Projesinin Perde Arkası Ne?


ABD İle İsrail’in Doğu Akdeniz’deki Doğalgaz Projesinin Perde Arkası Ne?

Lübnan’ın ekonomik krizle baş başa kaldığı dönemde, ABD ve Siyonist rejimin, Beyrut yönetimi ile tartışmalı deniz bölgedeki gaz keşfi yönündeki şüpheli eylemi, oldukça düşündürücüdür.

Tasnim Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, Siyonist İsrail'in Lübnan'ın haklarına yönelik son saldırıları, Beyrut ile Tel Aviv arasındaki deniz sınırlarının belirlenmesine ilişkin dolaylı görüşmeler konusunu yeniden Lübnanlı yetkililerin gündemine soktu.

Konuya ilişkin "Raialyoum" web sitesinde yayınlanan yazıda şunlar kaydedildi:

Tel Aviv, Siyonist Rejim ve Lübnan arasındaki tartışmalı bölgede yaptığı son eylemini gizli tutmaya çalışsa da, ABD merkezli çok uluslu enerji şirketi "Halliburton", tartışmalı bölgede petrol ve gaz arama ihalesini kazandığını duyurdu.
Bu ihale, ABD gözetiminde Ekim 2020'de başlayan deniz sınırlarının çizilmesine ilişkin dolaylı görüşmelerin başarısız olmasının ardından iki taraf arasında Doğu Akdeniz'deki enerji sahaları konusundaki sınır anlaşmazlığı yeniden canlandırdı.

Siyonist İsrail Enerji Bakanlığı şu anda ABD'li şirketle Lübnan ile tartışmalı bölgede gaz arama çalışmaları için yaptığı anlaşmanın detaylarını açıklamayı reddediyor. Buna rağmen Halliburton şirketi, web sitesinde yaptığı açıklamada, kuyuların coğrafi konumunu belirlemeden İsrail açık deniz enerji kuyularını geliştirme çalışmaları için bir Yunan şirketi ile işbirliği yapacağını bildirdi.

Beyrut hükümeti, Siyonist rejimin gaz arama çalışmalarını, Lübnan’ın deniz bölgesinde yürüttüğünü vurguluyor. Siyonistler ise Lübnan'ın tutumunu reddediyor. Öte yandan Amerikalılara da söz konusu alanın Lübnan ile sınır belirleme görüşmelerinin dışında olduğunu ve İsrail'e ait olduğunu öne sürüyor. 2011 yılında yayınlanan BM kararına göre, Lübnan'ın Siyonist rejimle ihtilaflı bölgedeki tüm hakları dikkate alınmamıştır ve bu aşamada Lübnanlılar haklarının geri alınmasında ısrar etmektedirler.

Lübnan ile İsrail arasındaki tartışmalı sınırın belirlenmesine yönelik müzakereler ABD’nin arabuluculuğu ile Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde gerçekleşti. Fakat Amerikalılar dolaylı müzakerelerin son turunda, Lübnan'ın taleplerini yükselttiği gerekçesiyle görüşmeleri durdurdu.

Bu konunun yanı sıra Lübnan'daki ekonomik, siyasi ve askeri krizler ile koronavirüs salgınının patlak vermesi, Lübnan’ın münhasır ekonomik bölgesinden yararlanmamasına yol açtı. Bu arada birçok yorumcu, Amerikalılar ile Siyonistlerin direnişe darbe vurmak için Lübnan'daki kritik durumdan faydalanmaya çalıştığına inanıyor.

İsrail araştırmacısı Antwan Shalhat, Al Jazeera TV kanalına verdiği demeçte bu konu ile ilgili olarak: “Lübnan benzeri görülmemiş bir durumdan geçiyor ve devlet kurumları çöküş eşiğinde. Bu durum, Siyonist rejimin, Lübnan ile ihtilaflı bölgenin daha geniş bir alanında gaz arama çalışmaları başlatarak Beyrut yönetimine baskı ve şantaj yapması için altın bir fırsat yarattı.” dedi.

Shalhat: “Siyonist Güvenlik Araştırma Merkezleri’ne göre; rejim, Hizbullah Hareketi’nin Lübnan'daki artan gücünden derin endişe duyuyor, aynı zamanda Hizbullah füzeleri ile İran'ın kapasitesinin bölgedeki güç dengesi üzerindeki belirleyici etkisinden kaygı duyuyor. Bu nedenle Tel Aviv, İran ve Hizbullah'a baskı yapmak ve Lübnan’ı sıkıştırmak için tartışmalı bölgedeki gaz sahasını koz olarak kullanıyor.” ifadelerini kullandı.

Filistinli yazar ve araştırmacı Shalhat: “Doğu Akdeniz'de doğalgaz arama izni bir Amerikan şirketine verilmesi, ABD ve Siyonist planlarının Ortadoğu'daki birlik ve koordinasyon içinde yürütüldüğünü gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Gaz Arama Çalışmaları Ve Çekişmeler

Doğu Akdeniz'de son on yılda yapılan gaz arama çalışmaları, çeşitli siyasi hareketliliğin hızlanmasına ve ittifakların oluşumuna yol açmış, bu da farklı ülkeler arasında enerji kaynakları konusunda çekişmelere sebep olmuştur.
Siyonist Bölgesel Dış Politikalar Enstitüsü (Mitvim) Genel Müdürü Nimrod Goren, Al Jazeera ile yaptığı röportajda: “Hayfa yakınındaki sularda gaz arama çalışmaları için bir Amerikan şirketine izin verilmesi, İsrail'in Orta Doğu'da bir enerji gücü olma ve küresel rekabet arenasına girme vizyonuyla uyumludur. Bölge ülkeleri, küresel süper güçlerin vasıtasıyla Avrupa'ya su altı boru hatlarıyla doğalgaz aktaracak iddialı projelerini tanıtmaya çalışıyor.” dedi.

Nimrod Goren: “2019 yılında ABD’nin teşviki ile bölgesel işbirliği için bir çerçeve sunan Doğu Akdeniz Gaz Forumu; Mısır, Güney Kıbrıs, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün ve Filistin özerk yönetimi tarafından kuruldu.” diye konuştu.

Şantaj Ve Kuşatma

Mitvim Enstitüsü Genel Müdürü sözlerini şöyle sürdürdü:

“Doğu Akdeniz Gaz Forumu'da yer almayan Lübnan, İsrail ile deniz sınırındaki gaz sahaları konusundaki ihtilaflara rağmen şantaja maruz kaldı. Bu nedenle Lübnanlılar, gaz keşfi ile ekonomik krizlerini çözmeye yardımcı olabilmek için enerji sahaları ve deniz sınırları konusunda İsrail ile anlaşmazlığı müzakere etmeyi seçti. Ancak İsrail'in tartışmalı bölgede gaz arama eylemi, İsrail'in Lübnan'ı haklarından mahrum bırakma pahasına bölgeyi sömürmeye çalıştığını gösteriyor.”

Mitvim Genel Müdürü, İsrail’in sondaja çalışmalarına başlamadığı takdirde Tel Aviv’in dolaylı vergi gelirlerinin yanı sıra bölgede 72 milyar dolar değerindeki doğrudan gaz gelirini kaybedeceğini de sözlerine ekledi.

Nimrod Goren: “ABD'li Halliburton şirketine tartışmalı bölgede sondaj çalışmaları için izin verilmesinin BM ile ABD elçisinin arabuluculuğunda Lübnan ile yapılan müzakerelerin son bulmasına sebep olacağına inanmıyorum. Aslında Tel Aviv’in bu adımı, deniz sınırlarını belirleme müzakerelerinde Lübnan'a İsrail şartlarını ve BM-ABD’nin sunduğu teklifleri kabul etmesi için bir baskı aracı niteliği taşıyor.” şeklinde konuştu.

En Çok Okunan Batı Asya Haberler
En Önemli Batı Asya Haberler
En Çok Okunan Haberler