Erbakan'dan Erdoğan'a Türkiye'nin İsrail Rejimine Bakışı


Milli Görüş lideri Prof. Dr.Necmettin Erbakan, 30 yıl önce Siyonist Rejim'in bölgesel hedefleri konusunda uyarıda bulunarak, Türkiye'ye İsrail rejimiyle hiçbir şekilde temas kurmaması çağrısında bulunmuştu.

Tesnim Haber Ajansı- Siyonist Rejim Başkanı Yitzak Herzog'un Ankara ziyareti arifesinde Türk gazetelerin çoğu bu konuyu görmezden geldi. Ancak Türk İslamcı Refah Partisi'nin bir yayın organı olan Milli Gazete, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu'nun Erdoğan hükümetini bu gezi hakkında uyardı ve "İsrail'i desteklemek Türkiye'nin geleceğini tehlikeye atıyor" dedi.

Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 30 yıl önce Siyonist Rejim'in bölgesel hedefleri konusunda uyarıda bulunarak, Türkiye'ye İsrail rejimiyle hiçbir şekilde temas kurmaması çağrısında bulunmuştu.

Erbakan İsrail  Hakkında Ne  Diyordu?

Erbakan henüz Türkiye Başbakanı değilken, 1992'de İsrail hakkında hararetli bir konuşmada şunları söyledi: "Hükümet İsrailliler hakkında insanlarımızı aldatmamalı. Bunları bir parçacık kadar görmezden gelmemeliyiz. İçiniz rahat olsun, İsrail sadece Filistinlilerin düşmanı değildir ve tüm Anadolu, Türkiye ve İslam dünyası için bir tehdittir. Bu Siyonistleri İslam topraklarından kovmalı ve onlarla hiçbir temas kurmamalıyız."

ABD'ye tavsiyede bulunan merhum Necmettin Erbakan, "Eğer Amerika İsrail’i bu kadar çok seviyorsa, bu kadar sevdiği İsrail’e Güney Amerika’dan yer versin. Müslüman topraklarında İsrail’in yeri olamaz."dedi.

Erbakan Hoca'nın öğrencileri, o merhumun 1992'de şunları anlattığını söylüyor: "İsrailli önde gelen yorumcuların, gazetecilerin ve tarihçilerin açıklamalarına cevap vermezsek, ABD'nin de yardımıyla Kudüs'ü Siyonizmin başkenti  ilan edileceği gün gelecek."

Erbakan -Erdoğan Anlaşmazlığının Nedeni İsrail

Erbakan'a yakın birçok üst düzey siyasi isim, Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan ve buna benzer kişilerin İsrail ve Filistin konusundaki görüşlerinin hayati önem taşıdığına ve İslami Refah Partisi'nin kaderini etkilediğine inanıyor.

Saadet Partisi'nin eski lideri Mustafa Kemalak, Erbakan ve Erdoğan'ın ayrılmasının başlıca nedenleri hakkında şunları söyledi:

"Birtakım finans sahipleri, proje mimarları Erbakan Hoca’yı ziyaret ediyorlar. Bu doğrulandı. Ne diyorlar 'İslamiyet yükselen bir çizgidir. Biz sizinle işbirliği yapmak isteriz' Peki ne olacak?

Üç öneride bulunuluyor. Birincisi 'Biz sizi iktidara taşıyacağız, ikincisi bu alandaki gerekli finansmanı sağlayacağız, üçüncü olarak da karşı çıkanları saf dışı bırakacağız. Buna karşılık sizden şu taleplerimiz olacak. İsrail’in güvenliği sağlanacak. İki, İslamiyet’in yeni yorumunda bize yardımcı olacaksınız. Üç, Büyük Ortadoğu Projesinde bize destek vereceksiniz.' Erbakan Hoca tartışmaya bile açmadan reddediyor bu önerileri.

Erbakan sunulan teklifleri kabul etmesi durumunda AK Parti kurulmayacaktı."

Erbakan'ın 'Abdülhamid Han'ı örnek aldığını ifade eden Kamalak, ikisinin ortak noktası olarak gördüğü şu örneği verdi: "İttihat ve Terakki’yi kurduranlar bazı isimleri ön plana çıkarıyordu: Enver Paşa, Cemal Paşa, Talat Paşa. AK Parti’ye bakıldığında da önde gelen üç bey var. Beylerin ismini de değerli okuyucularımız bilir zaten. O paşalar Osmanlı’nın yolunu açmak için yola çıkmıştı. Yolu kesen kimdi onlara göre Abdülhamid Han’dı. Abdülhamid Han’ın siyasetinin 33. yılında bu hadiseler gerçekleşiyor. Bakıyoruz Abdülhamid Han’ın emanetini üstlenen birisi var:

Erbakan Hoca. Ne diyordu Abdülhamid? Milli Birlik. Bundan maksat İslam birliğidir. Erbakan Hoca ne diyor? İslam birliği diyor. Ancak sözüm ona orada yolu kesen Abdülhamid Han’dı, burada Erbakan. Abdülhamid’in yolu subayları tarafından kesilmişti, Erbakan’ın yolu öğrencileri tarafından kesildi. Orada İsrail devletinin kurulması amaçlanıyordu, bizim gafiller bunun farkında değildi. Şu an Büyük İsrail devleti kurulmak isteniyor."

Erdoğan'ın Eski  Dostlarına  Geri Dönme Çabası

Erdoğan, Arınç, Gül, Şener ve diğerleri Erbakan'dan ayrılıp AK Parti'yi kurduktan sonra o ve Refah Partisi'ndeki eski öğrencileri adeta zayıfladı ve hiçbir zaman iktidar parti olmadı. Ancak bu parti, varoluş felsefesinin kendisini iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak olarak gördüğünü, sırf güç ve pay peşinde koşmadığını belirtmiştir.

Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz sene ittifak arayışı Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk'ü evinde ziyaret etti. Ancak Asiltürk korona hastalığından öldü ve Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu sadece Erdoğan ile uzlaşmayı reddetmekle kalmadı, aynı zamanda Erdoğan'ın muhaliflerinin en büyük koalisyonuna katıldı.

İsrail'in sözde cumhurbaşkanı Şimon Peres'in 2008 yılında Türkiye'ye yaptığı 3 günlük ziyaret, Türkiye-İsrail ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur. Ziyaret sırasında Peres ve Mahmud Abbas, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan eşliğinde TBMM'de bir konuşma gerçekleştirdi.

Şimon Peres'in konuşması, İşgal rejimi başkanının Müslüman bir ülkenin parlamentosunda yaptığı ilk konuşma oldu.İsrail'in önemli bir müttefiki olan Türkiye İsrail'i tanıyan ilk Müslüman ülkedir.

O dönemde de, Türkiye-İsrail ilişkilerinin temel direklerinden biri de ikili askeri ve güvenlik iş birliğiydi. İkinci Lübnan savaşı sırasında gerilim tırmanırken bile Ankara-Tel Aviv güvenlik ilişkileri devam etti.

Türkiye, Peres ve Mahmud Abbas'a ev sahipliği yaparak Filistin barış görüşmelerinde önemli bir rol oynamaya çalışsa da bu hedefe hiçbir zaman ulaşılamadı. Çünkü Filistinli direniş gruplarına göre Siyonistler hiçbir sözü tutmuyorlar. Buna rağmen Türkiye, İsrail ile ilişkilerinin normalleşmesini bir kez daha gündemine aldı ve bu arada Ankara'nın Tel Aviv ile normalleşmeye can attığını gösteren kanıtlar var.

Bu yazının bir sonraki bölümünde Türkiye-İsrail ilişkilerinin mevcut durumunun yanı sıra iki tarafın siyasi ve ekonomik ilişkileri ele alınacaktır.