Hizbullah'ın İsrail'in en Büyük Askeri Casusluk Merkezi Olan "Meron" Üssüne Düzenlediği Büyük Operasyonunun Boyutları ve Stratejik Önemi


Hizbullah'ın İsrail'in en Büyük Askeri Casusluk Merkezi Olan "Meron" Üssüne Düzenlediği Büyük Operasyonunun Boyutları ve Stratejik Önemi

Her ne kadar Hizbullah, Aksa Tufanı operasyonunun ve Siyonist düşmanla savaşın başladığı 8 Ekim'den bu yana işgalcilerin mevzilerine yönelik yüzlerce ileri operasyon gerçekleştirmiş olsa da "Meron" üssüne yönelik saldırı birçok stratejik öneme sahip, önemli mesajlar veriyor ve İsraillileri daha da korkutuyor.

Tesnim Haber Ajansı- Lübnan İslami direnişi yaptığı açıklamada, Siyonist rejimin "el-Carmak " dağında bulunan "Meron" adlı iki ana askeri üssünden birini çeşitli tiplerde 60'tan fazla roketle hedef aldığını duyurdu.

Bu yüksek dağ, Siyonist rejimin işgal altındaki Filistin'deki en önemli stratejik merkezi sayılıyor ve özellikle direnişle devam eden savaşta bu rejimin kuzey cephesindeki ana güvenlik ve askeri komuta merkeziydi.

Medyada ve Siyonist çevrelerde pek çok yankı uyandıran bu Hizbullah operasyonu, Siyonist rejimin Beyrut'un güney banliyölerinde işlediği suça karşı verilen ilk tepkiydi.

Peki askeri, istihbarat ve iç cepheye göre Meron üssünün Siyonist rejim açısından önemi nedir ve bu üssün Hizbullah tarafından hedef alınmasının savaş sürecine etkisi ne olacaktır?

Meron; Bölgedeki elektronik savaş üssü merkezi

Meron üssü, işgal altındaki Filistin'in Lübnan ile olan son sınır noktasına 8 kilometre uzaklıkta, Ramiş, Yeron ve Meron al-Ras bölgelerinin önünde ve işgal altındaki Filistin'in kuzeyindeki el-Carmak Dağı'nın tepesinde yer alıyor. Bu dağ işgal altındaki toprakların en yüksek dağı olarak kabul edilir. Bu üssün yüksekliği deniz seviyesinden yaklaşık 1200 metre yüksekliğe ulaşıyor ve görünür ve öncül tesisleri 150 bin metrekareden fazla bir alana yayılmış bulunuyor. Bilgiler, bu üssün alanının çoğunluğunun istihbarat ve casusluk alanına ait olduğunu gösteriyor.

Lübnan direnişi dün yaptığı açıklamada şunları duyurdu: "Meron" hava kontrol üssü, işgal altındaki Filistin'in kuzeyinde, işgal altındaki Filistin'in en yüksek dağı olan el-Carmak Dağı'nın tepesinde bulunuyor. Bu üs, işgal altındaki Filistin'deki tek hava kontrol ve yönetim merkezi olarak kabul ediliyor ve bunun ana alternatifi de yok. Bu üs işgal altındaki toprakların tamamındaki iki ana üsten biridir. İşgal altındaki Filistin'in kuzeyindeki Meron üssü ve güneyindeki "Mitzpe Ramon" Siyonist rejimin 2 ana üssüdür. Meron üssü Suriye, Lübnan, Türkiye, Kıbrıs ve Akdeniz'in doğu kısmının kuzeyine yönelik tüm hava operasyonlarını organize ediyor, koordine ediyor ve yönetiyor. Bu üs aynı zamanda söz konusu güzergahlardaki elektronik karıştırma operasyonlarının da ana merkezidir ve Siyonist rejimin çok sayıda üst düzey özel subayı bu üste görev yapmaktadır.

ABD'nin Teksas eyaletinde uzman bir araştırma grubunun aylar önce yayınladığı ve İsrail basınının da vurguladığı bir rapora göre, sivil GPS cihazlarının takip sonuçlarının, özellikle Lübnan'ın güneyinde ve işgal altındaki Filistin'in kuzeyinden geçen bölgedeki bazı sivil uçakların konumlarının belirlenmesinde sorunlar yaşandığını gösteriyordu.

Alıcıların uydu dalgalarını tespit etme yeteneğini bozan sinyalleri karıştırmaya yönelik birkaç dikkatli izleme işleminden sonra, Meron üssünün özellikle sivil GPS cihazlarına karşı bir parazit kaynağı olduğu belirlendi.

İbranice yayın yapan medyadaki haberler, Aksa Tufanı operasyonundan sonraki ilk haftada uydu konumlandırma sistemlerinin tamamen devre dışı bırakıldığını gösteriyor; Çünkü İsrail, bu sistemlerin İsrail hedeflerine füze, drone ya da başka silahlarla saldırmak için kullanılmasından endişe ediyordu.

Siyonist rejimin Lübnan ve Suriye'ye yönelik hava operasyonlarının karargahı

Ayrıca işgal altındaki Hermon Dağı'nın zirvelerindeki Meron üssünün yayın ve alıcı cihazları Suriye coğrafyasına tamamen hakimdir. Bu nedenle Meron üssü, Siyonist rejimin Lübnan ve Suriye'ye yönelik hava operasyonlarının karargâhı olarak kabul edilmenin yanı sıra son yıllarda drone’ların çok sayıda kullanılmasıyla daha da önem kazandı.

İsrail ordusunun Suriye ve Lübnan'dan bilgi toplamak için neredeyse her gün insansız hava araçlarını kullanmasının ardından Meron üssü, Lübnan ve Suriye'ye yönelik insansız hava araçlarıyla yapılan hava operasyonlarının ana komuta merkezi haline geldi. Bu üssün sahip olduğu en belirgin özellik ise drone'larla bağlantısını eksiksiz bir şekilde sürdürmesidir ve çok zor durumlarda bile onlarla bağlantının kesilmemesi olanağını sağlar.

Ayrıca Maroon üssünün elinde bulunan ekipmanlar, Siyonist ordusunun askeri operasyonlarını kolaylaştırmaya olanak sağlıyor. Ayrıca Siyonist rejimin iletişim cihazlarının, komuta odalarının ve radarlarının çoğu Meron üssünde bulunuyor.

Meron'un İstihbarati yetenekleri

Lübnan coğrafyasının kapsamlı denetimi nedeniyle Meron üssü, Lübnan'a her türlü kablosuz iletişimi alma ve izleme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle Meron üssü, Siyonist rejimin Lübnan'daki casuslarıyla iletişiminde önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan devasa kameralar ve gelişmiş gözetleme cihazları ve bu üssün Lübnan ile işgal altındaki Filistin sınırında geniş bir alanda bulunan stratejik konumu, İsrail'in sınır bölgelerinden detaylı bilgi toplamasına olanak sağlıyor.

Ancak dikkat çeken nokta, Hizbullah'ın son 3 ay boyunca Meron üssü liderliğindeki Siyonist ordunun aynı bölgelerdeki askeri mevzilerini defalarca hedef almasıdır.

Hizbullah'ın Meron üssüne düzenlediği büyük saldırının boyutları ve stratejik önemi

Meron üssünün elinde bulunan gelişmiş istihbarat ve gözetleme ekipmanlarına rağmen, Lübnan direnişiyle Siyonist ordu arasında son 3 aydır süren çatışmaların başlamasından bu yana bu üs Hizbullah'ın tehditlerine karşı bir önlem alamadı.

Analistler ve Siyonist çevreler, Meron üssünün Hizbullah'ın hedef listesi içinde olabileceği konusunda defalarca uyardı.

Daha önce Temmuz 2006'daki savaşta Lübnan direnişi Meron üssünü defalarca roket saldırılarıyla hedef almış, bu saldırılarda 7 Siyonist ölmüş veya yaralanmıştı. Ancak bugün Lübnan direnişiyle işgalci rejim güçleri arasında 3 aydır devam eden savaşta, Hizbullah'ın Meron üssünü hedef alması Siyonist rejime yönelik büyük bir stratejik darbedir ve bu saldırının İsraillilere verdiği kayıplar doğrudan kayıplarla sınırlı da kalmayacaktır.

Lübnan direnişi, 8 Ekim'den bu yana girdiği savaşta, hedef almak istediği Siyonist rejimin mevzilerinin mahiyetini seçerken oldukça dikkatli davranmış ve Siyonistleri direniş denklemlerine teslim olmaya zorlamıştır. Hizbullah, işgal rejiminin Güney Lübnan'daki sivillere yönelik saldırganlığına da "göze-göz dişe-diş" denklemiyle karşılık veriyor.

Ancak işgalci rejimin geçen hafta Beyrut'un güney banliyölerinde işlediği büyük cinayet ve Hamas siyasi dairesi başkan yardımcısı Salih el-Aruri'nin şehit edilmesiyle birlikte Lübnan direnişi, karşı mücadelesinde yeni bir aşamaya girmeye karar vererek düşmana karşı operasyonlarını daha da yoğunlaştırın.

Hizbullah'ın dün Siyonist rejimin Meron stratejik üssüne karşı gerçekleştirdiği operasyon, bu rejimin Beyrut'un güney banliyölerinde işlediği suçlara verilen ilk yanıtıydı ve bu, Hizbullah'ın yeni bir şiddetli saldırı turunu beklememiz gerektiği anlamına geliyor.

Siyonistler için birbirinden kötü seçenekler

Böylelikle Siyonist rejim bugün işgal altındaki Filistin'in kuzeyindeki ana üssünün Hizbullah'ın doğrudan saldırılarına maruz kaldığı bir durumdadır. Bu da Hizbullah'ın Siyonistlere karşı mücadelenin ön cephesini işgal altındaki toprakların 8 kilometre içerisine kadar ilerlettiği ve İsrail ordusunun generallerine diz çöktürdüğü anlamına geliyor.

Ayrıca Lübnan'a yönelik hava operasyonlarından sorumlu üssün hedef alınması, işgalci rejimin Beyrut'ta işlediği suça doğrudan bir yanıttır. Dolayısıyla Hizbullah'ın işgal altındaki Filistin'deki Siyonist rejimin 2 ana üssünden birini hedef alarak topu doğrudan Siyonistlerin sahasına attığı sonucuna varılabilir.

Öte yandan Hizbullah'ın bu operasyonu İsraillileri iki zor seçenekle daha karşı karşıya getirdi; Öyle ki Siyonistlerin bu saldırı karşısında sessiz kalmaları onlar için büyük bir aşağılanma ve ezici bir durumken diğer yandan eğer cevap vermeye niyetlenirlerse, kendilerini bilinmeyen ve sınırsız sonuçların bekleyeceğini çok iyi biliyorlar.

En Çok Okunan Batı Asya Haberler
En Önemli Batı Asya Haberler
En Çok Okunan Haberler