SURİYE KRİZİNDE SİYONİST REJİMİN KİRLİ ELİ

Haber Numarası: 1087949 Bölüm: Dünya
داعش و اسرائیل

Edinilen bilgiler, beş yıl önce Siyonist Rejimin stratejik planlarını uygulamak için Suriye krizinin meydana gelmesinde en fazla rolü oynadığını gösteriyor.

Tesnim Haber Ajansı - El-Menar’dan naklettiği habere göre; Siyonist Rejimin, Suriye ve çeşitli bölgelere müdahalesi yeni bir şey değil. Bu Rejim; Yemen’e, Ürdün’e, Sudan’daki iç savaşa, Cezayir ve Fas arasındaki batı çölüne, Lübnan’daki iç savaşa, Irak’ın kuzeyinde Kürtleri kışkırtmaya, Libya’ya ve Mısır’a da müdahale etmiş, bu günde Suriye’ye müdahale etmektedir. Bu rejimin, Suriye’deki savaş cephelerini çatışan tüm gruplardan daha fazla gözden geçirdiğinde şüphe yoktur. Siyonist Rejim bu durumdan; Suriye’yi aşiretler halinde parçalayarak, Hizbullah ve İran’ın nüfuzunu azaltıp, stratejik hedeflerine ulaşarak fayda sağlamayı hedeflemektedir.

Burada ortaya çıkan soru şudur; Siyonist Rejimin Suriye savaşındaki rolü nedir?
1-Tekfirci ve aşırıcı grupları desteklemek; Siyonist Rejimin Suriye’deki terörist grupları desteklediği, her geçen gün daha da ispatlanmaktadır. Bu rejimin Başbakanı Netanyahu, beş yıl öncesinden, teröristleri Suriye’ye göndermek için lojistik bir üs kurmuştur. Bu rejim terörist gruplara mali ve silah desteği vermektedir. Siyonist Rejim, çeşitli uyruklardaki birçok casusun Suriye’ye girmesine izin vermiş, buna ek olarak da Suriye’de savaş halinde olan silahlı güçler, bu rejime, savaş meydanından özellikle askeri ve stratejik istihbarat toplamıştır. Netanyahu; İran karşıtı askeri gerginliği şart koşarak, bu stratejiyle bölgede mezhebi gerginlik yaratıp, bölgenin haritasını kabile ve aşiret devletleri olarak değiştirecek ve bu devletler de Amerika, Batı ve müttefikleri Siyonist rejime ihtiyaç duyacaklardı.

Amerikalı yazar Richard Silvershatayn, ‘Israel’s Heavy Hand In Syria’s Civil War’ (İsrail’in Suriye’nin iç savaşındaki ağır eli) başlıklı makalesinde, Siyonist Rejimin menfaatlerine ulaşmak için Suriye krizindeki karanlık rolünü ortaya çıkarmıştır. Richard makalesinde; “Batı basını, İsrail’in Suriye savaşında tarafsız olduğuna dair bu büyük yalanı yaymaya çalışıyor.” dedi. Richard da, İsrail’in Suriye’deki savaşta ve mevcut durumda büyük bir rolü olduğunu vurguluyor. Bu rejim Suriye’de aşırıcı grupların oluşmasını sağladı ve Suriye’deki aracılar vasıtasıyla, bu gruplara silah ve havan topları verdi.

2-Siyonist Rejimin Suriye krizindeki asıl rolü; Bu rejim, bölgede ve Suriye krizinde en tehlikeli rolü oynuyor. Siyonist Rejimin bölgede olan bütün olaylarda ve özellikle Suriye savaşında eli var.  Bu rejim perde arkasında asıl aktördür ve bütün taraflarla ilişkisi vardır. Bu rejimin Suriye hükümetini yıpratmak için savaşı uzatmada önemli rolü olduğu açıktır. Kanların dökülmeye devam etmesinden, hükümetin yıpranmasından ve bu ülkenin askeri gücünün zayıflamasından en fazla fayda sağlayandır. Suriye, Siyonist rejim karşısında teslim olmamış ve bu rejimle ilişki kurmamıştır.

Siyonist Rejim yetkililerinin açıklamaları, bu rejimin kötü niyetlerini göstermektedir. Öyle ki bu rejim, uluslararası toplumdan Golan tepelerinin Filistin’in işgal edilen topraklarına katılmasını resmi olarak tanımalarını istemiştir. Buna ek olarak, meydana gelen birçok yeni olay Siyonist Rejimin, Suriye savaşındaki rolünü ortaya koymaktadır. Bunlardan en önemlisi, Şam Havaalanı yakınlarında meydana gelen saldırıdır. Aynı zamanda Siyonist Rejimin hava kuvvetleri ve topçuları birçok defa Suriye’deki silahlı grupları desteklemek için bölgeye girmişlerdir.

3- Siyonist Rejimin Suriye’nin güçlenmesinden korkusu; herkes Suriye’nin kasıtlı olarak viran edilmesinin, Suriye hükümeti ve ordusunu ortadan kaldırmak için olduğunu biliyor. Çünkü Suriye’nin ortadan kaldırılması, doğrudan Suriye hükümetini de yok edecektir. Ama bozgunculuk çıkarmalarının ardından beş yıl geçmesine rağmen senaryoların gerçekleşmemesi, işlerin Suriye’deki düşmanların istediğinin tersine gitmesi, Suriye ordusunun IŞİD’in kontrolünde olan birçok bölgede ilerleyişi ve silahlı grupların Suriye ordusu karşısındaki yenilgilerinin ardından Siyonist rejim, Suriye’deki durumun karmaşıklaşması korkusu çerçevesinde, silahlı terörist gruplarla ilişkilerini güçlendirerek stratejik bir ortam oluşturmak için çalışmıştır. Bu vesileyle Direniş Eksenini zayıflatacak ve bu ekseni mümkün mertebe Golan tepelerine kadar uzaklaştıracaktı.

4- Suriye’yi federalleştirmek için Amerika ve Siyonist Rejimin stratejik koalisyonu; Amerika bu kötü plana liderlik ediyor. Bu ülke birkaç boyutta faaliyet gösteriyor. Bir taraftan aşırıcı gruplarla savaştığını iddia ederken, bazen de onlara yardım ettiği görünüyor. İŞİD ve aşırıcı grupların bölgeyi yok ettiğini ve İslam’ın imajını zedelediğini görünce, Amerika’nın zekice kendi planlarını ilerlettiği görüldü. Bu ülke bir kez daha ‘sizi terörizm karşısında destekliyoruz’ iddiasında bulundu. Her iki durumda da bu ortamdan Amerika yararlanıyordu. Suriye’nin, Siyonist rejime karşı bölgesel rolünü ve müttefiklerini kaybetmesi için federalleştirme gibi çeşitli unvanlarla, parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ve bazı Suriye muhaliflerini destekleyenlerin de Tel Aviv’i müttefikleri olarak kabul ettikleri görülmektedir. Bu ülkeler, Siyonist Rejim Suriye Hükümetini yıkmak için savaşa girdiği takdirde, Golan’ı bu rejime hediye edecekleri sözünü verdiler.

Netanyahu’nun Siyonist rejim hastanelerinde tedavi gören teröristlerin ziyaretine gittiği asla unutulmuyor. O, Siyonist hastanelerde tedavi gören binden fazla teröristle el sıkıştı. Suriye halkı, Amerika’nın planlarından ve bölgede IŞİD’i bu ülkenin oluşturduğundan tam manasıyla haberdardır. Amerika, Suriye’yi parçalamak ve Suriye’nin bölgedeki rolünü zayıflatmak istiyor. Ama Suriye, bölgedeki diğer ülkeler gibi bu komplolara teslim olacak bir ülke değil. Bu ülkenin halkı da diğer ülke halklarıyla kıyaslanamaz. Bu ülkeler, Libya ve bölgedeki diğer ülkelerde huzursuzluk çıkarabilmiş ve Golan merkezli militan yuvasına dönüştürmüşlerse bile, Suriye’de böyle bir başarı elde edemeyeceklerdir. Çünkü Suriye, daha krizin başında düşmanın planını anladı. Bu ülkenin şerefli insanları; Siyonist Rejim ve Amerika’nın, Suriye’nin hayrını ve istikrarını istemediklerini kavradı. Bu yüzden bu ülkelerin, Suriye’nin ilerlemesini önlemek için ellerinden geleni yaptıklarını görmekteyiz.

5- Tekfirci gruplar ve Amerika ve Siyonist Rejim arasındaki şart koşmanın mahiyeti; Amerika ve Siyonist Rejim, Suriye’yi terörizm ve aşırıcılığın merkezi yapmak istiyor ve Amerika tehlikeli gördüğü herkesi Suriye’ye gönderiyor. O iki ülke, terörist grupların savaş meydanında güçlü olmaları ve Suriye’de savaşmak üzere bu gruplara kişilerin katılmaları için, terörist gruplara siyasi, askeri ve basın desteği sağlıyor. Amerika teröristlerin batı ülkelerine doğru olan yollarını Suriye’ye doğru saptırdı ama Suriye ordusu farkındalıkla buna engel oldu. Suriye bölgesel ve uluslararası terörizm karşısında istikrar gösterdi. Suriye’nin terörizm karşısındaki istikrarını gösteren şey, Suriye Ordusunun teröristlerin kontrolü altında olan birçok bölgeyi yeniden ele geçirmesidir.

Amerika teröristlerle mücadelede adaletsizce davranıyor. Bu ülke, kendi menfaati doğrultusunda hareket eden aşırıcı grupları desteklemiş ve diğer grupları terörist saymıştır. Bu bir ikilemdir. Bu yüzden terörizmle mücadele, yasal kriterlerden çok güç kriterlerine dayanmaktadır. Çünkü terörizm gücü kullanmaktadır ve onunla mücadelede de askeri güçten yararlanılmalıdır.

6- Amerika, Siyonist Rejim ve ateşle oyun; Siyonist Rejim, Suriye’de aşırıcı grupları destekleyen ülkelerin başında gelmektedir. Siyonist Rejim, teröristlere işgal toprakları sınırlarından Suriye’ye giderek, oradaki terörist gruplara katılmaları iznini vermektedir. Bu rejim, güçlü bir şekilde bu ülkeye askeri müdahalede bulunmak için Suriye krizini suiistimal etmektedir. Ama Siyonist rejimin bu hırsı, bölgede risklerle doludur. Çünkü Direniş Ekseni, bu rejimin Suriye’ye girmesine izin vermeyecektir. Bu yüzden, bu rejim ve Amerika, Direniş Ekseniyle savaşmanın hesabını kendi içlerinde yapmalıdır. Açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, Siyonist Rejim ateşle oynamaktadır ama ateş bu defa farklıdır ve onun alevleri daha fazlalaşmış ve bu rejimin diğer elini yakacaktır. Amerika’da tıpkı geçmişteki gibi, ne zaman zararın fazlalaştığını görse bölgeden kaçacaktır. Aynı Somali ve Irak’ta yaptığı gibi Suriye’de de aynı böyle olacaktır. Ümit edilir ki Siyonist Rejim maceraperestliğinin farkına varıp, hesaplamalarını gözden geçirerek mümkün mertebe Suriye bataklığına girmesin.

Son olarak şunu söylemek gerekir ki Suriye Ordusunun bu gün, ülkeyi savunma sorumluluğu vardır ve Suriye’yi tekfircilere karşı savunmaktadır. Bu ordu elinden gelen her şeyi, tehdit ve tehlikelerle mücadele etmek için kullanmaktadır. Siyonist Rejim, Amerika ve onların yerel ajanları, IŞİD ve beraberindeki Suriye’nin düşmanları, Suriye Ordusunu, Golan tepelerini ve işgal edilen tüm Arap topraklarını geri alma hedefiyle olan Suriye’yi savunma sorumluluğundan vazgeçiremeyecektir. Suriye sonunda ayakta kalacak ve bir kez daha rolünü geri kazanacaktır.

    Tüm Haberler