Emekli Albay Hasan Atilla Uğur:

Darbeciler Türkiye-İran İlişkisini Kesecekti

Haber Numarası: 1133922 Bölüm: Görüş/Röportaj
حسن آتیلا اوغور - ترکیه - Hasan Atilla Uğur

“Bir defa İran’la kesinlikle bütün diplomatik, ekonomik, siyasi ilişkileri keseceklerdi. Keza Rusya ile de benzer bir durum olacaktı. Tamamen Batı emperyalizminin emriyle hareket edeceklerdi."

Tesnim Haber Ajansı - Türkiye’de 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminin yankıları sürerken, emekli askerler ve stratejistler darbenin hedefi konusunda çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Kendisi bir dönem darbe girişiminde bulunan Fetullah Gülen örgütlenmesinin hedefinde olan emekli Albay Hasan Atilla Uğur, darbecilerin başarılı olması durumunda Türkiye-İran ilişkisinin kesileceğini söyledi.

‘CIA BAĞLANTILI’

Darbe girişimini Tasnim Haber Ajansı’na değerlendiren Hasan Atilla Uğur, darbeyi yapmak isteyen yapıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Bu Fetullah terör örgütü yapısı, yaklaşık 20 yıldır çok etkin makamlara geldiler. Ondan öncesi de var ama göze batar şekilde bu örgütlenmeleri 20 yıldır. Doğrudan Amerikan milli menfaatleri doğrultusunda CIA’nın kullandığı bir örgütlenme. Tabii ki Türk Silahlı Kuvvetleri gibi dünyanın en büyük 4 veya 5’inci ordusunun içine sızmak bunların birinci göreviydi. Bunu da askeri okullardan başlayarak adım adım başardılar.”

Bu yapının tehlikesini sürekli olarak aktardıklarını belirten Hasan Atilla Uğur, darbenin gerçekleştirileceği gün yaşadığı bir olayı örnek verdi. Cuma günü öğlen Türkiye’deki  hükümete yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak Gazetesi’ne mülakat verdiği belirten Uğur şunları aktardı: “Onlara dedim ki, TSK’da Fetullahçı yapılanmaya dokunulamadığı için bunlar her an darbe girişiminde bulunabilirler. Birisi dudağını bükerek ‘Bunların bu kadar mevcutları var mı’ diye sordu.  ‘Sizin umduğunuzun çok ötesinde’ diye yanıt verdim. Çünkü Amerikan emperyalizminin elindeki Fetullah Terör örgütü dünyada eşi benzeri bulunmayan bir terör örgütlenmesi. Kendilerini o kadar güzel gizlediler ki, tutuklanan bazı isimlere ben bile çok şaşırıyorum. Ben bile diyorum, çünkü bunlarla ilgili yıllarca rapor hazırlamış biriyim.”

‘BENİ DE DERDEST ETMEK İSTEDİLER’

Darbe girişimi başladığı zaman kendisinin Ankara’daki Merkez Orduevi’nde olduğunu anlatan Emekli Albay Hasan Atilla Uğur, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Merkez Orduevi’nden saat 21.30’da bir hasta arkadaşımızı ziyaret etmek için bir arkadaşımla beraber dışarı çıktık. Ben çıktıktan sonra saat 23.00’te bir yüzbaşı ve bir astsubay benim kaldığım odanın kapısını kırıp beni aramış. Çünkü ben cezaevinden çıktıktan sonra FETÖ ile ilgili birçok insanı ikaz etmek için basın yayın organları aracılığıyla çok sayıda açıklama yaptım, geçmişte raporlar hazırladım. Hedeflerinde bende vardım.”

‘DARBECİLER PKK İLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE’

Darbecilerin PKK ile de bağlantıları olduğunu belirten Uğur, “En üst düzeyde ilişki halindeler” dedi. Buna örnek olarak Abdullah Öcalan’ın İmralı Notları kitabındaki bilgileri gösteren Uğur, bu iki örgütün stratejik ortak olduğunu ifade etti. Uğur, kendisine “Darbecilerin PKK yönetiminin bulunduğu Kandil ile bağlantıya geçip, PKK’lıların bütün Türkiye’de eylemler yapmasını ve kendilerinin elini rahatlatmasını istedikleri” bilgisinin de ulaştığını söyledi.


İÇ VE DIŞ SİYASETE ETKİLERİ

Darbenin 16 Temmuz sabah saatlerinde yapılmasının planlandığını, ancak bilgi sızınca erkene çekmek zorunda kaldığını belirten Uğur, darbecilerin başarılı olması durumunda bundan Türkiye-İran ilişkisinin çok olumsuz etkileneceğini söyledi. Uğur şöyle konuştu: “Bir defa İran’la kesinlikle bütün diplomatik, ekonomik, siyasi ilişkileri keseceklerdi. Keza Rusya ile de benzer bir durum olacaktı. Tamamen Batı emperyalizminin emriyle hareket edeceklerdi. Çünkü Fetullah Gülen Terör örgütünün en büyük amaçlarından birisi, Büyük Ortadoğu Projesi’nin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar yapmaktı. Bu küresel bir aklın ürünü.”

Darbe başarılı olsaydı iç siyasette de ciddi kırılmalar olacağını belirten Uğur, şu değerlendirmeyi yaptı: “CHP’ye dokunmayacaklardı. MHP’de de Devlet Bahçeli’yi derdest edip yerine Fetullah destekli bir aday getireceklerdi. İçeride de bir kıyım başlatacaklardı. Bu kıyımın hedefinde sırasıyla laikler, Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gidenler, milliyetçiler, ülkücüler olacaktı.

    Tüm Haberler